MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVATÜRÜ:ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında bağıtlanan belirli süreli iş sözleşmesinin 10. maddesinde cezai şart düzenlendiğini, müvekkilinin istifa ederek işten ayrıldığını, cezai şartın geçersiz olduğunu beyanla davacının borçlu olmadığının tespitine, cezai şart olarak tahakkuk ettirilip davacının alacaklarından mahsup edilen miktarın faiziyle tahsiline ya da cezai şartın geçerli olduğunu kabulü halinde cezai şart ile hapis hakkı konusu tutar arasındaki farkın faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı Savunmasının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşme asgari çalışma süreli hizmet sözleşmesi olup, kararlaştırılan cezai şartın geçerli olduğu, davacı işçinin haklı bir sebep olmaksızın istifa ederek iş ilişkisinin sona erdirdiği, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşme 10.maddesinde belirtilen cezai şart düzenlemesinin geçerli ve sözleşmeye uygun olduğu, sözleşme süresi, çalışılan süre, cezai şart miktarına göre emsal Yargıtay kararları da gözetilerek sözleşmede öngörülen cezai şarttan takdiri indirim yapılmasını gerektirir durum olmayıp, davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Davacı ve davalı arasında 05/09/2012 tarihinden itibaren 3 yıl süreli olarak bağıtlanan iş sözleşmesinin 10. maddesinde; davacı ve davalının asgari 3 yıl çalışmayı ve çalıştırmayı karşılıklı olarak kabul ve taahhüt ettikleri, taraflardan birinin, bu sözleşmeyi 3 yıllık asgari çalışma süresi içinde (bu asgari sürenin içindeki 2 aylık deneme süresi hariç olmak üzere) haklı bir neden olmaksızın feshetmesi durumunda işçinin en son brüt ücretinin 5 katı cezai şart tutarını diğer tarafa fesih tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte çalışılan süre orantı yapılmaksızın itirazsız nakden ödemeyi kabul ve taahhüt ettikleri yönünde hükümler düzenlenmiştir.Cezai şart, mevzuatımızda Borçlar Kanunu'nda düzenlenmiş olup, İş Kanunlarında konuya dair bir hükme yer verilmemiştir. Asgari süreli sözleşmelerde cezai şart konulamayacağı yönünde bir düzenleme bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu tür iş sözleşmelerinde, cezai şart içeren hükümler, karşılıklılık prensibinin bulunması halinde kural olarak geçerlidir.Dosya içeriğinden, sözleşmedeki düzenlemenin karşılıklılık prensibine uygun olduğu, davacı işçinin işten ayrılış dilekçesinde haklı sebebe dayanmadığı, yargılama aşamasında da bu yönde bir iddiada ve ispatta bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ancak cezai şart miktarının belirlenmesinde oranlama ve indirim yapılması gerekmektedir. Şu halde, davacının çalıştığı ve çalışması gereken süreler oranlanmak ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 182. maddesinin son fıkrası gereği indirim yapılmak suretiyle belirlenecek cezai şart miktarının, davacının yaptığı cezai şart ödemesi ile karşılaştırılarak, davacı tarafından fazla ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.