MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı vekilince istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23.05.2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına vekili Avukat ... ile karşı taraf adına vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan haklarının tam olarak ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı farkı, ücret farkı, fazla çalışma ücreti farkı ve ikramiye farkı alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Somut olayda, davalıya ait işyerinde 21. dönem toplu iş sözleşmesinin 01.04.2007- 31.03.2010 tarihleri arasında yürürlükte kaldığı dosya içindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Grup toplu iş sözleşmesi, yetkili işçi sendikası ile ... Tekstil Sanayi İşverenleri Sendikası arasında imzalanmıştır.
Uyuşmazlık konusu protokol ise, 31.03.2009 tarihinde toplu iş sözleşmesinin 35/e maddesinde öngörülen 01.04.2009 tarihinde yürürlüğe girecek olan ücret artışıyla ilgilidir. Ancak protokol toplu iş sözleşmesinin tarafları yerine işveren yetkilileri ile işçi sendikası arasında düzenlenmiştir.
Toplu iş sözleşmesinde değişiklik ancak toplu iş sözleşmesinin taraflarınca gerçekleştirilebilir. İşveren sendikası 21. dönem toplu iş sözleşmesinde değişiklik yönünde bir protokolün yapılmadığını bildirmiştir. Bu itibarla, toplu iş sözleşmesinin ilgili hükmünün usulünce değiştirildiğinden söz edilemez. Bu yüzden protokol geçersiz sayılmalıdır. Anılan sebeple, hükme esas alınan bilirkişi raporunun seçenekli hesabından, protokolün geçersiz sayılması halinde hesaplanan alacak miktarlarının değerlendirmeye tabi tutularak (davaya ve ıslaha karşı zamanaşımı savunmaları da nazara alınarak) oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece, 31.03.2009 tarihli protokolün geçerli olduğunun kabul edilerek sonuca gidilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.