MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı, 2009 yılından itibaren davalı şirket nezdinde operatör yardımcısı olarak çalıştığını, iş akdinin 07/06/2013 tarihli ihtarname ile tazminatsız ve bildirimsiz olarak İş Kanununun 25/ll-h ve ı maddeleri gereğince feshedildiğini, feshin haksız bulunduğunu beyanla, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı, iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece; davacı hakkında 26/05/2013 tarihinde mesaiye mazeretsiz gelmemesi nedeniyle uyarı cezası verildiği, davacının savunmasında mazeretsiz gelmediğini kabul ettiği, kısa bir süre sonra 30/05/2013 tarihinde bu kez davacıdan üç kere görev ve sorumluluk alanındaki temizlilik görevini yerine getirmemesi nedeniyle savunmasının istendiği, davacının savunmasında ihmalini kabul ettiği, 31/05/2013 ve 01/06/2013 tarihlerinde ise hasar tespit komisyonu tarafından da tespit edildiği üzere davacının hatalı üretime neden olarak davalıyı zarara uğrattığı, bu olaylara ilişkin savunma vermekten imtina ettiği, 4857 Sayılı Kanun ve yürürlükte bulunan Toplu İş Sözleşmesinin 36/28 bendi gereğince iş akdinin feshedildiği, fesih bildiriminin noter ihtarnamesi ile tebliğ edildiği, feshe gerekçe olarak 4857 Sayılı Kanunu 25/ll-h ve ı maddelerinde tarif edilen görevlerini yapmamakta ısrar etmesi ve işverene zarar vermesi olaylarının gösterildiği, davacının mazeretsiz olarak işine gelmediği gibi üç kere temizlik görevlerini yerine getirmediği ve bu olayları ikrar ettiği, aynı dönem içerisinde iki defa üretim hatası yaparak davalıyı zarara uğrattığı, üretim hatasının sayısı ve diğer disiplinsiz hareketleri birlikte değerlendirildiğinde davacının işvereninin güvenini sarstığı konusunda tam bir vicdani kanaat oluştuğu, davalının feshi sadece zarara uğradığı iddiası ile gerçekleştirmemesi nedeniyle zarar miktarı konusunda bilirkişi incelemesine gerek bulunmadığı, bilirkişi raporunun aksi yöndeki tespitlerinin 4857 SY nın 25. maddesi ile bağdaşmadığı, feshin usulüne uygun olarak yapıldığı ve bu itibarla davanın sübut bulmadığı kanaatine varıldığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Davacının iş akdinin feshinin haklı nedene dayalı olup olmadığı hususunda uyuşmazlık mevcuttur.
Somut olayda dosyada bulunan belgelerden, davacıya 2011 Mayıs ayında 3 kez görev ve sorumluluk alanlarındaki temizlik görevinin yerine getirmediği, 26/05/2013 tarihinde ise mazeretsiz olarak işe gelmediği gerekçesiyle uyarı verildiği, akabinde 30/05/2013 tarihli Disiplin Kurulu Kararı ile TİS 36/35. maddesi gereği 2 yevmiye ücret kesintisi cezası verildiği, 31/05/2013-01/06/2013 tarihlerinde ise kusuru ile işveren şirketin zarara uğramasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle 07/06/2013 tarihli Disiplin Kurulu Kararı ile TİS 25/2. maddesi gereğince işten çıkartılma cezası verildiği anlaşılmaktadır. Buna göre davacının iş akdinin feshine gerekçe olarak mahkeme kararında da sayılan olayların ilkinin Mayıs 2011 tarihinde olmakla fesih tarihinden 2 yıl öncesine dayandığı, diğerleri için ise olaydan sonra işverence uyarı ve ücretten kesme cezaları verilmekle, davacıya işyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesi hükümleri gereğince yaptırım uygulandığı anlaşılmaktadır. Aynı eylem nedeniyle iki ayrı müeyyide uygulanamayacağı ilkesi nedeniyle, bu olayların iş akdinin feshi yaptırımına dayanak olarak gösterilmesi mümkün değildir. Davacının 31/05/2013-01/06/2013 tarihlerinde aldığı talimatlara aykırı davranışlarla hatalı işleme ve işveren şirketin zarara uğramasına sebebiyet verdiği iddia edilen olayla ilgili olarak ise, Mahkeme tarafından davacının kusur oranı ve zarar tutarı hakkında araştırma ve değerlendirme yapılarak, TİS 36/28. maddesi gereğince, davacının 30 günlük ücretiyle tazmin edemeyeceği ölçüde işvereni zarara uğratıp uğratmadığı tespit edilmeden, yerinde olmayan gerekçe ile davanın reddine dair karar verilmiş olması hatalı bulunup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21/11/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.