MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, hafta tatili, ücret, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının hizmet süresi uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda; davacı davalı işveren iş yerinde 01.03.2010 - 06.07.2011 tarihleri arasında çalıştığını ileri sürerken, davalı davacının 24.09.2010-06.07.2011 tarihleri arasında çalışması bulunduğunu savunmuştur. Davacının sigortalı hizmet cetveli de hizmet süresi başlangıç tarihi yönünden davalı savunmasını doğrular niteliktedir. Mahkemece her ne kadar, davalıya ait işyeri 19.08.2010 tarihinde resmen faaliyete geçmiş ise de işyerinin öncesinde kuruluş aşamasında olduğu ve işçi çalıştıracağının hayatın olağan akışına uygun olacağı, taraf tanık beyanlarına göre de davacının işe girişinin sosyal güvenlik kurumuna geç bildirildiği gerekçesiyle davacının 01.03.2010 tarihinden itibaren davalıya ait işyerinde çalışmaya başladığı kabul edilmiş ise de dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının çalıştığı işyerinin 19.08.2010 tarihinde fiilen açılarak çalışmaya başladığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu yazısına göre de 5510 sayılı Kanun kapsamına alınış tarihinin 19.08.2010 olduğu anlaşılmaktadır. Davacı tarafça resmi kayıtların aksi yeterli ve inandırıcı deliller ile ispatlanmış değildir. Bu durumda mahkemece, davalı işyerinin 5510 sayılı Kanun kapsamına alındığı 19.08.2010 tarihi hizmet süresi başlangıcı olarak kabul edilerek dava konusu alacak taleplerinin bu süreye göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 02.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.