MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, 01.06.2011 tarihinden itibaren davalı taşeron firmaya bağlı olarak çalışan davacının belirsiz süreli iş sözleşmesinin 13.11.2014 tarihinde, performans düşüklüğü gerekçe gösterilmek suretiyle feshedilmesinin 4857 sayılı İş Kanunu'ndaki güvence hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini beyanla davanın kabulü ile feshin geçersizliğine, işe iadeye, boşta geçen dört aylık ücret alacağı ile işçinin işverene müracaatına rağmen işe başlatılmaması durumunda işe başlatmama tazminatının sekiz aylık ücret tutarında belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının, dava dışı asıl işveren olan .... San. ve Tic. A.Ş.’ye ait işyerinde istenilen performansı gösterememiş olduğu gerekçesiyle asıl işverenin talebi üzerine işten çıkarıldığını, davacının kendisinin de performans düşüklüğünü kabul ettiğini, tüm hakları peşin olarak ödenen davacının davasının haksız olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı tarafından yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesi isteminin kabulü ile davacının çalıştırılmadığı süre içerisinde en çok dört aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer haklarının ödenmesine ve işe başlatmama tazminatının beş aylık brüt ücret tutarında belirlenmesine karar verilmiştir.
Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı işverence feshin geçerli sebebe dayandığı ispatlanmadığından, mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiş olması dosya içeriğine uygun olduğundan, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrasında işe başlatmama tazminatının alt ve üst sınırları gösterilmiş olup; söz konusu tazminatın belirtilen sınırlar arasında işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmesi gerekir.
Dosya içeriğine göre söz konusu tazminatın davacının beş aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesine karar verilmesi hatalıdır. Fesih sebebine ve davacının çalışma süresine göre davacının dört aylık ücreti tutarı olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun düşecektir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE ve İŞE İADESİNE,
3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin dört aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.800,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 139,65 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 10.05.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
.