MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı - karşı davalı vekili, müvekkilinin 28.09.2007-05.07.2010 tarihleri arasında davalı işyerinde teknik müdür olarak çalıştığını, yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmadığını, fazla mesailerinin karşılığının ödenmediğini, iş sözleşmesinin 05.07.2010 tarihinde işverence feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatlarıyla diğer alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile beş günlük Temmuz ayı ücreti, fazla çalışma ücreti ve yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesini talep etmiştir.
Davalı - karşı davacı vekili, davacının 04.08.2010-17.08.2010 tarihleri arasında mazeretsiz olarak işe gelmediğini, hakkında bu tarihler arasında devamsızlık tutanakları düzenlenerek, 17.08.2010 tarihli ihtarnameyle mazeretini bildirmesi, aksi halde iş sözleşmesinin feshedileceğinin ihtar edildiğini, davacının işe gelmemek suretiyle eylemli olarak iş sözleşmesini feshettiğini, ödenmeyen ücret alacağının bulunmadığını, ayrıca davacının banka hesabına şirket işleri için kullanılmak üzere 10.000,00 TL yatırıldığını, ancak davacının bu parayı şirket adına kullandığını belgeleyemediğini, bu paranın halen davacının zimmetinde bulunduğunu savunarak davacının davasının reddini; ihbar tazminatı ve davacının hesabına yatırılan 10.000,00 TL alacağın davacı - karşı davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle asıl davanın ve karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davacı-karşı davalı temyiz etmiştir.
Mahkeme tarafından asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen ilk karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 2012/3365 esas 2012/9896 karar sayılı 15.05.2012 tarihli kararı ile, sair hususların reddi ile davalı işveren tarafından davacıya 10.000,00 TL tutarında avans ödendiği banka kayıtlarından anlaşıldığına göre bu avansın kapatıldığının ispat yükünün davacı işçiye ait olduğu, davacıdan bu hususta delilleri istenip dosya içeriğiyle birlikte değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı-karşı davalının temyizi üzerine Dairemizin 2014/10375 esas 2014/13952 karar sayılı 21.05.2014 tarihli kararı ile, davacı tarafça Yargıtay bozma ilamından sonra "...'a şantiyelerimizin iş seyahatlerinde kullanılmak üzere kendisine verilen iş avansları hesapları teslim alınmış olup avans hesabı borç ve alacağı kapanmıştır" içeriğinde olan 28.05.2010 tarihli tutanağın dava dosyasına sunulduğu, tutanakta atılı imzanın finansman müdürü ...'e ait olduğu el yazısı ile not düşüldüğü, davacı tarafından ibraz edilen 28.05.2010 tarihli belgede imzası olduğu iddia olunan ... isimli kişinin davalı şirketteki görevi belirlenip böyle bir yetkisi olup olmadığı şirket kayıtlarından araştırılarak, gerekirse bu kişi tanık olarak dinlenip belge hakkında beyanı alınarak, davacıdan bir para tahsil etmiş ise bu parayı şirket kayıtlarına ne suretle aktardığı sorularak soncuna göre bir değerlendirme yapılması gerektiği gerekçesiyle mahkeme kararı ikinci kez bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yargılama yapılmış ise de bozma ilamının gereklerinin tam olarak yerine getirildiği söylenemez. Bozma ilamından sonra, söz konusu tutanakta imzası olduğu iddia olunan ... isimli kişinin tanık olarak dinlendiği, alınan beyanında söz konusu belgedeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğü ancak Mahkemece bu hususta bir inceleme yapılmadığı görülmüştür.
Mahkemece yapılacak iş, söz konusu belgedeki imza inkarı iddiası üzerinde durularak, uzman bilirkişiden imza incelemesi yaptırılarak imzanın ... isimli kişiye ait olup olmadığı belirlendikten sonra dosya içeriğiyle birlikte bir değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre karar vermektir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.