MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A)Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 20.06.2008-14.08.2013 tarihleri arası çalıştığını, iş sözleşmesini işçilik alacaklarının ödenmemesi üzerine haklı nedenle feshettiğini beyanla kıdem tazminatı, ücret, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının herhangi bir alacağı olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde taraflarca temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil çalışması yapıp yapmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
Günlük çalışma süresinin onbir saati aşamayacağı Kanunda emredici şekilde düzenlendiğine göre, bu süreyi aşan çalışmaların denkleştirmeye tabi tutulamayacağı, zamlı ücret ödemesi veya serbest zaman kullanımının söz konusu olacağı kabul edilmelidir.
Yine işçilerin gece çalışmaları günde yedibuçuk saati geçemez (İş Kanunu, Md. 69/3). Bu durum günlük çalışmanın, dolayısıyla fazla çalışmanın sınırını oluşturur. Gece çalışmaları yönünden, haftalık kırkbeş saat olan yasal çalışma sınırı aşılmamış olsa da günde yedibuçuk saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmelidir. Dairemizin kararları da bu yöndedir
Somut olayda davacının fazla mesai hafta tatili ve genel tatil alacaklarının karşılıklarının ücret bordrolarında tahakkuk ettirilerek ödendiği kabulü ile söz konusu alacaklar reddedilmiş ise de davacıya yasal hafta tatili ücreti dışında ayrıca bir hafta tatili çalışması ücreti tahakkuk ettirilmediği, davacının ücret bordrolarının imzalı olmadığı ancak bordrolarda yazılı tutarların davacının banka hesabına ödendiği, ayrıca davalı tarafça dosyaya yazılı delil niteliğinde olan vardiya defteri ibraz edildiği anlaşılmış olup mahkemece yukarıda işaret edilen ilkeler doğrultusunda öncelikle dosyada bulunan vardiya defteri ve bu defterde bulunmayan dönemler yönünden tanık beyanlarına göre davacının fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil çalışması olup olmadığı tespit edilerek davalı tarafça davacıya imzasız bordrolarla tahakkuk ettirilerek banka hesabı üzerinden ödenen fazla mesai ve genel tatil ücretleri, hesaplanacak alacak kalemlerinden mahsup edilmelidir.
3-Dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelerle tanık beyanlarından, mahkemece iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından feshedildiği kabulünde isabetsizlik bulunmasa da, işçinin yıllık ücretli izin hakkının dava açıldıktan sonra ödendiği gerekçesi ile işçinin haklı feshi ispat ettiği kabulü yerinde değildir. Zira yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu nedenle öncelikle davacının ödenmeyen fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücreti olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre işçinin haklı feshi ispatlayıp ispatlayamadığı değerlendirilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile kıdem tazminatına hükmedilmesi isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.12.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy