MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Y A R G I T A Y K A R A R I
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir.
Davacı eldeki alacak davası ile; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, aylık ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, 02.05.2014 tarihli kararla, bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin 02.05.2014 tarihli kararı, Dairemizin 24.11.2015 tarihli ilamıyla, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık izin ücreti alacakları yönünden bozulmuştur. Diğer alacak talepleri hakkındaki hüküm kısmı ise, bozma sebebi bulunmadığından kesinleşmiştir.
Mahkemece, bozma sonrasında tesis edilen kararda, 13.06.2016 havale tarihli bilirkişi raporuna göre, davacının 65,26 TL fazla çalışma, 105,71 TL ulusal bayram ve genel tatil ile 542,13 TL yıllık izin ücreti alacağının bulunduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş; diğer alacak talepleri hakkında ise bozmadan önceki karar gibi hüküm sonucu tesis edilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Bozmadan sonra tesis edilen mahkeme kararında, temyiz kesinlik sınırının belirlenmesinde, bozma kararı kapsamı dışında kalan alacaklara dair hüküm kısmının dikkate alınmaması gereklidir. ... halde, dosya içeriğine göre, Dairemizin 24.11.2015 tarihli bozma kararı kapsamında bulunan fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık izin ücreti alacakları bakımından hüküm altına alınan toplam miktarın karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı kapsamında kaldığı anlaşılmakla, davalı vekilinin temyiz isteminin, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427, 432 maddeleri uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda yazılı sebepten, davalı vekilinin temyiz isteminin 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 427, 432 maddeleri uyarınca REDDİNE, nispi temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy