MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 03.07.2013 tarihinde işe başladığını, iş akdinin 17.11.2015 tarihinde işverence geçerli bir neden bulunmadan feshedildiğini öne sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile müvekkilinin işe iadesine ve işe iadenin mali sonuçlarının hüküm altına alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalılar davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, fesih gerekçesinin açık ve net olmadığı, usule uygun alınan bir işletmesel kararın bulunmadığı, davacının başka bölümlerde değerlendirmeye dahi tutulmadığı ve işverence bu hususun tartışılmadığı, feshin objektif değerlendirmelere de aykırılık teşkil ettiği, davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisinin bulunduğu gerekçesiyle davacının alt işveren ... Hizmet ve İşletmecilik A.Ş.'ye ait işyerine işe iadesine, işe iadenin mali sonuçlarından davalıların birlikte sorumlu tutulmasına karar verilmesini istemişlerdir.
Temyiz:
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Davanın bir aylık hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir.
İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikayet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır.
İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar.
Somut olayda, mahkeme gerekçesinde fesih bildiriminin 17.11.2015 tarihinde tebliğ edildiği ve davanın süresinde açıldığı kabul edilmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesinde yazılı fesih bildirimi ile iş akdine son verildiğini, feshin 17.11.2015 tarihinde olduğunu, fesih sırasında tüm işçilere toplu evraklar imzalatıldığını öne sürmüştür. Dosya içerisinde bulunan bulunan fesih bildiriminde özetle, iş akdinin kadro daralması nedeniyle 17.11.2015 tarihi itibariyle feshedilmiş olduğu, fesih tarihi olan 17.11.2015 tarihine kadar olan hak edişlerin ve kıdem tazminatının 08.12.2015 tarihinde hesaba yatırılacağı bildirilmiştir. Bildirimin tebellüğ eden bölümünde el yazısı ile davacının adı ve soyadı yazılmış ve tebellüğ tarihi 13.10.2015 olarak belirtilerek davacı tarafça imzalanmıştır. Mahkemece, davacıdan fesih bildiriminde yazılan tebellüğ tarihine ve imzaya karşı diyecekleri sorulmamış, iradesinin fesada uğrayıp uğramadığı tespit edilmemiştir. Şu halde, davacı asilin fesih bildirimine karşı beyanı alınarak ve gerekirse bu konuda taraf delilleri toplanarak fesih bildiriminin yapıldığı tarih netleştirilmeli buna göre 11.12.2015 tarihinde açılan davanın süresinde olup olmadığı belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.
O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer itirazların incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine 27.03.2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.