MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, iş akdinin sendikal nedenle feshedildiğini öne sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile davacının işe iadesine karar verilmesini ve sendikal fesih nedeniyle tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Davalı vekili, iş akdinin davacının davranışlarına dayalı olarak geçerli nedenle, kıdem ve ihbar tazminatı ödenmek kaydıyla feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı işverence feshin geçerli olduğunun ispatlanamadığı, feshin geçersiz olduğu ve sendikal nedenle yapıldığı gerekçesiyle davacının işe iadesine, sendikal tazminat talebinin de kabulüne karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu'nun “sendika özgürlüğünün güvencesi" başlıklı 25. maddesinin 2 vd. fıkralarına göre; '(2) İşveren, bir sendikaya üye olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında, çalışma şartları veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayrım yapamaz. Ücret, ikramiye, prim ve paraya ilişkin sosyal yardım konularında toplu iş sözleşmesi hükümleri saklıdır.
(3) İşçiler, sendikaya üye olmaları veya olmamaları, iş saatleri dışında veya işverenin izni ile iş saatleri içinde işçi kuruluşlarının faaliyetlerine katılmaları veya sendikal faaliyette bulunmalarından dolayı işten çıkarılamaz veya farklı işleme tabi tutulamaz
(4) İşverenin (...) yukarıdaki fıkralara aykırı hareket etmesi hâlinde işçinin bir yıllık ücret tutarından az olmamak üzere sendikal tazminata hükmedilir.
(5) Sendikal bir nedenle iş sözleşmesinin feshi hâlinde işçi, 4857 sayılı Kanunun (...)2 , 20 ve 21 inci madde hükümlerine göre dava açma hakkına sahiptir. İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğinin tespit edilmesi hâlinde, 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesine göre işçinin başvurusu, işverenin işe başlatması veya başlatmaması şartına bağlı olmaksızın sendikal tazminata karar verilir. Ancak işçinin işe başlatılmaması hâlinde, ayrıca 4857 sayılı Kanunun 21 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen tazminata hükmedilmez. İşçinin 4857 sayılı Kanunun yukarıdaki hükümlerine göre dava açmaması ayrıca sendikal tazminat talebini engellemez. (6). Fıkrasında ise; İş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiği iddiası ile açılacak davada, feshin nedenini ispat yükümlülüğü işverene aittir. Feshin işverenin ileri sürdüğü nedene dayanmadığını iddia eden işçi, feshin sendikal nedene dayandığını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre fesih için geçerli bir nedenin varlığı davalı işverence kanıtlanmadığından mahkemece feshin geçersizliğine karar verilmiş olması isabetlidir.
Ancak feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı hususunda yapılan araştırma ve inceleme yetersizdir. Dosya içeriğine göre, davacının sendikaya üyelik tarihinin 2013 yılında olduğu, feshin ise 2015 yılı içerisinde gerçekleştiği görülmektedir. Mahkemece, ... Bakanlığından yetki tespiti dosyasının getirtilmediği, bu hususta sendikanın cevabi yazısı ile yetinildiği; sendikanın cevabi yazısına göre yetki başvurusunun 28.08.2013 tarihinde yapıldığı, davalı işverenin yetki tespitine itiraz davası açtığı, Kocaeli 2. İş Mahkemesi'nin 2014/264 esas ve 2014/552 sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Kocaeli 2. İş Mahkemesi'nin sözü edilen kararının UYAP ortamında yapılan sorgulamasında, davanın reddine ilişkin bu kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2015/3126 esas, 2015/6377 karar sayılı ilamı ile onandığı görülmüştür. Sendikanın 22.10.2015 tarihli cevabi yazısında ise, işveren baskısı ve işten çıkarmalar neticesinde sendikanın yetkisinin düştüğü, dosyanın işlemden kaldırıldığı belirtilmektedir.
Her ne kadar, mahkemece sendikaya yazılan müzekkerede, istifa edenlerden çalışan olup olmadığı sorulmuş ise de, sendikanın bu hususta bir cevap vermediği, mahkemece bu hususun araştırılmadığı görülmektedir.
Öte yandan, mahkemece Sosyal Güvenlik Kurumundan fesihten önce ve sonraki işçi hareketleri de getirtilmemiştir. Sosyal Güvenlik Kurumuna yazılan müzekkere cevabı ekinde gönderilen dönem bordrolarının sadece çalışan sayısını içerdiği, ayrıntılı dönem bordrosu istenilmediği ve gönderilmediği görülmektedir. Mahkemece, sadece fesih ayındaki çalışan sayısı sorulmuş; gelen cevabi yazıda ise fesih ayı ve öncesine ait rakamsal olarak çalışan kişi sayısını gösterir dönem bordrosu sunulmuştur. Bu dönem bordrosunun incelenmesinde; davalı işyerinde 2015 yılı fesih ayı olan Mart ayında 108, Şubat ayında 109, Ocak ayında 109, 2014 yılı Aralık ayında 110, Kasım ayında 109, Ekim ayında 110, Eylül ayında 114 işçi çalıştığı, fesihten sonraya ait dönem bordrosu bilgilerinin ise gönderilmediği görülmektedir.
Davalı işverenin mahkemeye yazdığı müzekkere cevabından ise, fesihten 4 ay önce işten ayrılan iki kişi olduğu, fesihten 4 ay sonrasında ise dokuz işçinin işten ayrıldığı bildirilmiştir.
Mahkemece, çalışanlar arasında sendikal ayırımcılık yapıldığı, sendikalı çalışanların çalışma şartlarının ağırlaştırıldığı tespit edilmiştir. Bu hususta, davacı tanıklarının beyanları dışında dosyada bilgi-belge bulunmamaktadır. Buna göre davacı tanıkları, ücretlere zam yapılması hususundaki sendikal ayırımcılığın yanı sıra davalı işverenin tuvaletlere kamera ve turnike yerleştirdiği, sendikalı işçilerin tuvaletlerde kalma süresinin sınırlandırılarak haklarında tutanak düzenlendiği, davacı bakımından da davalı işyerinin, davacının bir günlük çalışma süresinde tuvalette kalma süresinin toplam 30 dakikayı geçmesi nedeni ile fesih yapıldığı, bu hususta tutulmuş bir tutanak yada tespit yazısı bulunmadığı, savunma talebi ve fesih yazısı içeriğinde 47 dakika tuvalette kalma süresine yer verildiği görülmektedir.
Dosya içerisindeki sendika üyelik formuna bakıldığında davacının sendikaya başvuru tarihinin yazdığı ancak üyelik ve onay tarihinin yazmadığı görülmektedir.
O halde, mahkemece, davacının sendikaya üyelik tarihini gösterir sendika üyelik belgesi, ... Bakanlığından yetki tespiti dosyası ve yetki dökümü; Sosyal Güvenlik Kurumundan ise fesihten altı ay öncesi ve sonrasına ait ayrıntılı işçi hareketleri getirtilmeli, üyelikten istifa edenlerden davalı işyerinde halen çalışan olup olmadığı, yetki tespitinden sonra ve fesihten sonra işten çıkarılanlar ile işe alınanların sendikalılık durumlarının ne olduğu araştırılmalıdır. Feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı hususunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması için belirtilen yönlerden gerekli araştırmaya gidilmeli ve toplanacak deliller dosya içeriği ile yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.04.2017 gününde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.