MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin iş sözleşmesini haklı nedene dayalı olarak feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile ödenmediğini iddia ettiği bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalının Cevap Özeti:
Davalı vekili; zamanaşımı def'inde bulunmuş, davacının sigorta priminin tam yatırıldığını, ücretinin bankadan ödendiğini, ücret bordrolarının ihtirazi kayıtsız imzalandığını, fazla çalışmasının bulunmayıp ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasının olmadığını, yıllık izinlerini kullandığını, davacının fesih tarihinin 22.07.2014 olduğunu, davacının bu tarihte işe gelmeyerek başka bir şirkette işe başladığını söyleyerek istifa ettiğini, 23.07.2014 tarihinde işe giriş kaydı görüldüğünü, bu sebeple davacı feshinin haklı nedene dayanmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında davacının fazla çalışma ücret alacağının bulunup bulunmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tanık beyanlarından hareketle, davacının haftada 6,5 saat fazla çalışma yaptığı tespit edilmiştir. Ne var ki; davacı tanıklarının da işverene karşı davaları olduğu, bir başka deyişle davalı işveren ile aralarında husumet bulunduğu görülmektedir. Husumetli tanık beyanları yan deliller ile desteklenmedikçe tek başına hükme esas alınamaz. Davacının fazla çalışma yaptığını ispata yarar dosya kapsamında başka bir delile rastlanmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının yöntemince ispatlanamayan fazla çalışma ücreti isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
3- Öte yandan, mahkemece dava konusu ulusal bayram ve genel tatil çalışma ücreti hakkında karar verilmemesi, bununla birlikte hükme esas alındığı belirtilen 11.05.2015 havale tarihli ek hesap raporunda yer alan ulusal bayram ve genel tatil çalışma ücreti alacak miktarı tutarında alacağın dava dilekçesi ile talep edilmediği halde hafta tatili çalışma alacağı olarak hüküm altına alınması da hatalıdır.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 07.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.