MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı kuruma ait ... sondaj kampında sondaj işçisi olarak 25.05.2005-22.10.2012 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını, çalışmasını taşeron şirketler nezdinde sürdürdüğünü, iş akdinin haklı neden gösterilmeksizin feshedildiğini, işyerinde 3 vardiya halinde çalışıldığını, ayda bir kuyu bitimi olup kuyu bitimi nakliyesinde ayda ortalama 5 saat fazla çalışma yapılmasına rağmen karşılığında ödeme yapılmadığını, dini bayramların 2 günü ile resmi tatillerin tamamında çalışmasına rağmen karşılığının ödenmediğini, yıllık izinlerinin bir kısmını kullanmadığını belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti ve fazla çalışma ücreti alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı kurum vekili, zamanaşımı definde bulunarak, davacının ... Linyit aramaları sondaj kampında 25.05.2005-02.10.2005, 08.05.2007-31.05.2007, 01.01.2008-29.02.2008, 08.01.2009-24.03.2009, 01.01.2010-10.01.2010 ve 08.02.2010-31.03.2010 tarihleri arasında 657 sayılı Kanunun 4/c maddesine göre geçici personel statüsünde çalıştığını, çalışmasını taşeronlar nezdinde sürdüğünü belirterek husumet itirazında bulunmuş, davanın alt işverenlere ihbar edilmesini talep etmiş, davacının geçici personel olarak çalıştığı sürenin alt işveren şirketlerde geçen süre ile birleştirilemeyeceğini ve bu sürelerde işçi sayılmadığından iş kanununda belirlenen diğer kıdem, ihbar, yıllık izin, fazla çalışma ve genel tatil ücretinden yararlanılmasının mümkün olmadığını beyanla davacının İşçilik hak ve alacaklarından idarenin sorumlu olmadığını, bu hususta münhasıran taşeron şirketlerin sorumlu olduğunu, idarenin asıl işveren sıfatından söz edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı şirket vekili ise davacının iş akdinin davalı kurumun isteği üzerine sonlandırıldığını, kıdem, ihbar ve yıllık izin ücretinin ödendiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, dosya kapsamında yer alan ve davalı ... ile davacı arasında yapılan sözleşmelerin 657 sayılı Kanun'un 4/C maddesi kapsamında geçici personele dair olmak üzere düzenlendiği tespit edilerek bu itibarla davacının geçici personel olarak davalı ... bünyesinde çalıştığı dönemlerin İş Kanunu kapsamında değerlendirilemeyeceği, alt işverenlerde 1300 gün çalıştığı (3 yıl 6 ay 25 gün), davacının sondaj işçisi olarak yaptığı işin niteliği ve tüm çalışmasını davalı ... Aramaya hasrettiği dikkate alındığında davalılar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6 maddesi kapsamında asıl işveren – alt işveren olarak nitelendirilmesi gerektiği, davacının hizmet süresi kapsamındaki alacaklarından devir nedeniyle İsmira şirketinin asıl işverenle birlikte sorumlu olduğu gerekçesiyle asıl dava ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir .
2-Davacının 4/C li sözleşmeler ile geçici personel olarak çalıştığı toplam 349 günlük süre kıdem tazminatı hesabından düşülmüştür. Ancak yıllık izin hesabından da bu sürenin düşülmesi gerekmekte iken davacının hizmet süresinin 5 yıldan fazla olduğu gerekçesiyle 5x14=70 gün yıllık izin hesabı yapılmış, kullanılan 14 günlük yıllık izin süresinin mahsubuyla 56 gün yıllık izin ücreti hesaplanmıştır.
Davalı ... temyiz dilekçesinde davacının hakettiği yıllık izin süresinin 56 gün olup davacıya 14 gün yıllık izin kullandırıldığını hasaplamanın hatalı olduğunu iddia ettiğinden davalının kabulüyle 42 gün bakiye yıllık izin alacağı hesaplanmalıdır.
3-Davacı işçinin ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma karşılığı ücretlere hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan bayram ve genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir.
Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
İmzalı ücret bordrolarından, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından daha fazla çalışıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin alacağının bordroda görünenden daha fazla olduğu yönünde bir ihtirazi kaydının bulunması halinde, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıt taşımaması durumunda dahi, işçinin bordroda yazılı olanın dışında ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının yapıldığını yazılı delille ispatlaması imkân dahilindedir.
Somut olayda, davalı ... cevap dilekçesi 8 nolu bendinde davacının 23 gün bayram çalışması olduğunu belirterek ve varsa diğer tüm genel tatil ücreti alacaklarından taşeron şirketlerin sorumlu olduğunu beyan etmiş ve tanıklar genel tatillerde de çalışıldığını beyan etmişlerdir. Davalı ... tarafından bayram çalışmalarına dair liste de sunulmuştur. Davalılarca ödendiği ispat edilemeyen bayram ve genel tatil alacaklarının taleple bağlı kalınarak ve davalının zamanaşımı def'i dikkate alınarak hesaplanması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 08.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.