MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin iş sözleşmesinin haklı sebep olmadan işverence feshedildiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
...-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
...-Somut uyuşmazlıkta, bozmadan önceki hükümde, mahkemece, davacının 29.06.2006-31.01.2012 tarihleri arasında davalı şirkete ait işyerinde çalıştığı, iş sözleşmesinin 31.01.2012 tarihinde dava dışı ... Ltd. Şti.'ye devredildiği kabul edilerek, 29.06.2006-31.01.2012 tarihleri arasındaki çalışma dönemine ilişkin kıdem tazminatı hüküm altına alınmıştır. Uyulmasına karar verilen bozma ilamında, “... iş sözleşmesinin devredilmesi işçiye kıdem tazminatı ödenmesini gerektirir bir durum değildir. Diğer taraftan, davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin devralan şirket olan ... Ltd. Şti. tarafından devamsızlık haklı sebebiyle ....05.2012 tarihinde feshedildiğini savunarak devamsızlık tutanaklarını, noter vasıtasıyla keşide edilen ....05.2012 ve ....05.2012 tarihli ihtarnameleri dosyaya sunmuş, devamsızlık tutanağı düzenleyicisi şahısları tanık olarak göstermiş ve mahkemece de tutanak düzenleyici şahıslardan ...'ın tanık sıfatıyla beyanı alınmıştır. Bu halde, davacının devralan işveren işyerindeki çalışmasının tazminat ödenmesini gerektirir bir şekilde sona erip ermediği hususunun değerlendirilerek sonuca gidilmesi gereklidir. Anılan sebeple, öncelikle dava dışı devralan işverenden işçi şahsi sicil dosyası istenilerek incelenmeli, dosya kapsamına sunulan tüm deliller birlikte değerlendirilerek devralan işveren işyerindeki çalışmasının tazminat ödenmesini gerektirir bir şekilde sona erip ermediği noktasındaki uyuşmazlık çözümlenerek neticeye göre bir karar verilmelidir.” şeklindeki bozma sebebine yer verilmiştir. Mahkemece bozma ilamı uyarınca, dava dışı devralan şirkete yazı yazılmış, ayrıca davalı tarafça, dava dışı ... Ltd. Şti.’ye ilişkin işe giriş ve çıkış bildirgeleri ile bir kısım bordrolar dosyaya sunulmuştur.
Mahkemece, bozmadan sonra tesis edilen hükümde, herhangi bir değerlendirmeye ve gerekçeye yer verilmeden kıdem tazminatı hüküm altına alınmıştır. Gerek Anayasa’nın 141. maddesi, gerekse de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması zorunlu olup, mahkemece bu zorunluluğa riayet edilmemesi hatalıdır. Anılan sebeple, uyulmasına karar verilen bozma ilamı doğrultusunda, dosya kapsamındaki delillerin değerlendirilerek gerekçeli olacak şekilde kıdem tazminatı hakkında bir karar verilmelidir.
...-Uyulmasına karar verilen bozma ilamında, fazla çalışmanın haftalık dörtbuçuk saat üzerinden hesaplanması gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece, bozmadan sonraki hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan hesaplama tablosunda ise, haftalık beş saat üzerinden hesaplama yapıldığı görülmekte olup, bu yön hatalıdır. Anılan sebeple bozma ilamında belirtildiği şekilde, davacının haftalık dörtbuçuk saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek fazla çalışma ücreti yeniden hesaplanmalıdır.
Yukarıda yazılı sebeplerden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.