MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, işyerinden muvafakatı olmaksızın ücretsiz izne gönderilmesi nedeniyle iş akdini haklı nedenle feshettiğinden bahisle kıdem ve ihbar tazminatı ile ödenmeyen bazı işçilik alacaklarının ödenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar, haddehane olan işyerinde hammadde yokluğundan zorunlu olarak ücretsiz izne gönderdiği işçiler olduğunu, iş akitlerinde bu konuda açık hüküm bulunduğunu, işçilerin bir kısmını bakım çalışmaları için çağırmasına rağmen gelmediklerini, kendilerini yazılı olarak işe davet etmesine rağmen kabul etmeyerek iş akitlerini feshettiklerini, sıcak hadde bölümünde fazla mesai yapılmadığını ve tüm alacaklarının ödendiğini savunarak davanın reddini istemişlerdir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bozma ilamına uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesi uyarınca hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu'nun 2007/14-778 esas, 2007/611 karar, 9. Hukuk Dairesinin 01.04.2008 tarih ve 2007/38353 esas, 2008/7142 karar sayılı ilamı)
Somut olayda, bozma sonrası Mahkemece “...2-Davacının genel tatil, fazla mesai, ihbar tazminatı, ücret alacağı ve ikramiye alacağına ilişkin davalarının Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşıldığından KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,” şeklinde hüküm oluşturulmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.02.2012 tarih, 2012/13-747 esas, 2012/84 karar sayılı ilamında ve Dairemizin emsal kararlarında belirtildiği gibi, Yargıtayca bozulan karar, sonraki kararın eki niteliğinde değildir. Bozma ile birlikte önceki hüküm ortadan kalkarak hukukî geçerliliğini yitirir. Mahkemece bozulan karara atıf yapılarak yeni hüküm oluşturulamaz. Bozmadan önceki ve bozmadan sonraki kararlar 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesine uygun olmalıdır.
Mahkemece yukarıdaki kanuni düzenlemeler ve ilkeler dikkate alınmaksızın, bozma nedeni yapılmayan alacak kalemleri hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm oluşturulması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.02.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy