MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı ... davalı ...İşletmesi Genel Müdürlüğü vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı işçi, davalı ... bağlı işyerinde, değişen alt işverenler nezdinde özel güvenlik elemanı olarak çalışmaktayken, iş sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz feshedildiğini, açtığı işe iade davasının kabul edilerek kesinleşmesi üzerine işe başlamak için işveren...Güvenlik şirketine süresinde yaptığı başvuruya karşın, işverenin Siirt de başka iş yeri olmadığı gerekçesiyle Bursa İlinde işe başlaması için davet ettiğini, davalı işverenin davetinin samimi olmadığı gerekçesiyle, iş güvencesi hükümlerine göre işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti ile kıdem ve ihbar tazminatlarıyla, bir kısım işçilik alacaklarına hükmedilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar ... Güvenlik Ltd. Şti. ve ... Genel Müdürlüğü vekillerince temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi tarafından, davalıların sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, fazla çalışma alacağı ve faiz başlangıç tarihi yönünden hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyan mahkemece, bozma ilamı dışı kalan alacaklar hakkında, bozma ilamı kapsamı dışında kaldığı ve kesinleştiği gerekçesiyle bozma ilamı ile sınırlı olarak hüküm kurulmuştur.
Temyiz:
Kararı davacı ... davalı ... Genel Müdürlüğü vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi uyuşmazlık konusudur.
Davacı lehine 1.800,00 TL maktu vekalet ücretine hükmolunmuştur. Mahkemece davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verildikten sonra, davacı lehine kabul edilen tutar yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13. maddesi uyarınca nispi vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken, yazılı şekilde maktu ücrete hükmedilmesi hatalı olmuştur.
3-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının;
a) Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
b) Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,
c) Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
ç) Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,
d) Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,
e) Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi,
İçermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu - 2007/14-778 esas, 2007/611 karar, Dairemizin 01.04.2008 tarihli ve 2007/38353 esas, 2008/7142 karar sayılı ilamı).
Somut olayda, bozma sonrası mahkemece, bozma ilamı dışında kalan alacaklar hakkında, bozma ilamı kapsamı dışında kaldığı ve kesinleştiği gerekçesiyle, bozma ilamı ile sınırlı olarak hüküm kurulmuştur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.02.2012 tarih, 2012/13-747 esas, 2012/84 karar sayılı ilamında ve Dairemizin emsal kararlarında belirtildiği gibi, Yargıtayca bozulan karar, sonraki kararın eki niteliğinde değildir. Bozma ile birlikte önceki hüküm ortadan kalkarak hukukî geçerliliğini yitirir. Mahkemece bozulan karara atıf yapılarak yeni hüküm oluşturulamaz. Bozmadan önceki ve bozmadan sonraki kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297. maddesine uygun olmalıdır.
Mahkemece yukarıdaki kanuni düzenlemeler ve ilkeler dikkate alınmaksızın, bozma sebebi yapılmayan alacak kalemleri hakkında hüküm oluşturulmaması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy