MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin ücret alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan delillere dayanılarak davanın kabulüne dair verilen karar, Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 26.01.2015 tarihli ilamıyla, davacının görevinin ne olduğunun belirlenmesi ve emsal ücret araştırması yapılması gerekliliğiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda, yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, dava dilekçesinde, davalı taraf “...” şeklinde gösterilmiştir. Dava dilekçesinin belirtilen unvan ile gösterilen adrese tebliği üzerine ise, “...” adına düzenlenmiş vekaletnameyi sunan Avukat ... tarafından, “...” vekili sıfatıyla dava takip edilmiştir. Davalı olarak gösterilen “...”nin tüzel kişiliğinin olup olmadığı, bu unvanın işyeri unvanı olup olmadığı, eğer ki işyeri unvanı ise uyuşmazlığa konu çalışma tarih aralığında bu işyerinin kimin adına kayıtlı olduğu veya ... adına kayıtlı olup olmadığı hususları dosya kapsamına göre net değildir. Dolayısıyla öncelikle bu yönlerin aydınlatılması gereklidir. Bozma ilamında, bu hususa ilişkin bir bozma sebebine yer verilmemesinin, maddi hatadan kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 04.02.1959 tarih ve 1957/13 esas, 1959/5 karar ile 09.05.1960 tarih ve 1960/21 esas, 1960/9 karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere, Yargıtayca maddi hata sonucu verilen bir karara Mahkemece uyulmasına karar verilmesi halinde dahi usulü kazanılmış hak oluşmaz ve Yargıtayın hatalı bozma kararından dönülmesi mümkündür.
Anılan sebeplerle, “...”nin tüzel kişiliğinin olup olmadığı, bu unvanın işyeri unvanı olup olmadığı, eğer ki işyeri unvanı ise bu işyerinin uyuşmazlığa konu çalışma tarih aralığında kimin adına kayıtlı olduğu veya ... adına kayıtlı olup olmadığı hususları araştırılmalıdır. Araştırma neticesine göre öncelikle, taraf ehliyeti, taraf teşkili ve vekaletname yönleri değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Kabule göre de, mahkemece, emsal ücret araştırması neticelerinin daha yüksek çıktığı gerekçesiyle, aylık ücretin 1.200,00 TL olduğu kabul edilmiş ise de, bu miktarın net mi brüt mü olduğu hususunda bir açıklamaya yer verilmemesi, ayrıca infazda tereddüte yol açacak şekilde hüküm altına alınan toplam tutarın da net mi brüt mü olduğunun kararda gösterilmemesi hatalıdır.
Yukarıda yazılı sebeplerden, sair yönler incelenmeksizin kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy