MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş akdinin davalı işverence haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla mesai ve genel tatil alacakları ile haksız fesih tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının ve davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı temyizi yönünden;
2-Davacının giydirilmiş ücretinin tespitinde, günlük yemek ücreti 2,5 TL kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Dosya kapsamından, davalı işyerinde kahvaltı ve öğle yemeği olmak üzere iki öğün yemek verildiği anlaşılmaktadır. Davalı tarafından sunulan belgeler, tanık beyanları, fesih tarihi ve davalı işyeri hakkındaki benzer dosyalardaki kabullere göre davacının giydirilmiş ücretinin hesaplanması bakımından, işverence verilen iki öğün yemek karşılığının 5,00 TL olduğu kabulü dosyaya daha uygun düşecektir. Yazılı kabule göre hesaplama yapılması bozma sebebidir.
3-Fazla çalışma ve genel tatil ücret alacağı bakımından, davacının talebi doğrultusunda ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 34. maddesi gereği olarak en yüksek mevduat faizi uygulanması gerekirken hatalı şekilde yasal faize hükmedilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Davalı temyizi yönünden;
4-Davacının fazla mesai ücret alacağı bulunup bulunmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının bordrosunda fazla mesai tahakkuku olan 2011 yılı Haziran-Aralık aylarının hesaplamada dışlandığı belirtilmesine rağmen hesaplama tablosunda dışlanmadığı ve saat hesabında değerlendirmeye alındığı anlaşılmıştır. Buna göre, ilgili dönemin rapordaki açıklama kısmında belirtildiği gibi dışlanması gerekirken yazılı şekilde hesaplamaya katılması hatalı olup bozma sebebidir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 01.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy