MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ: İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı, ...'da ... Bankası Genel Müdürlüğü Teftiş Kurulu Başkanlığı'nda yönetmen yardımcısı olarak çalışmaktayken, Genel Müdürlüğün ...'a taşınması sonrasında görev yerinin ... olarak değiştirildiğini, değişikliği kabul etmediğini bildirmesi üzerine ise iş akdinin geçersiz nedenle sona erdirildiğini, ...'da çalışmaya devam eden personellerin bulunduğunu, işverenin eşit davranma borcunu ihlal ettiğini beyanla, ...'da bulunan bir birimde alt kadro bile olsa aynı koşullarda işe iadesine ve yasal haklarına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı, davacının çalıştığı Genel Müdürlük merkezinin ...'a taşındığını feshin geçerli nedene dayandığını beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davalı işverenin davacı hakkındaki fesih sebebini somut delillerle ispat edemediği, davacının başka bir birimde değerledirilip değerlendirilemeyeceğinin, feshe son çare olarak başvurulduğunun ve objektif olunduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davacının işe iadesine ve buna bağlı yasal haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
Davalı taraf istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararı:
Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında feshin geçerli nedenle yapılıp yapılmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, kanuni dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesinde işletmenin, işyerinin veya işin gerekleri kavramına yer verilmiş, işletmesel karar kavramından söz edilmemiştir. İşveren yönetim hakkı kapsamında amaç ve içeriğini belirlemekte serbest olduğu kararlar alabilir. Geniş anlamda işletmesel karar işçinin iş sözleşmesinin feshi dahil olmak üzere işverenin işletme, işyeri ile ilgili ve işin düzenlenmesi konusunda bu kapsamda aldığı her türlü karardır.
İşletmesel karar söz konusu olduğunda kararın yararlı veya amaca uygun olup olmadığı yönünde bir inceleme yapılamaz. Kısaca işletmesel kararlar yerindelik denetimine tabi tutulamaz. İşverenin serbestçe işletmesel karar alabilmesi ve bunun kural olarak yargı denetimi dışında tutulması şüphesiz bu kararların hukuk düzeni tarafından öngörülen sınırlar içinde kalınarak alınmış olmalarına bağlıdır.
İş Kanunu’nun 20. maddesinin 2. fıkrasında feshin geçerli nedenlere dayandığının ispat yükü işverene verilmiştir. İşveren ispat yükünü yerine getirirken feshin biçimsel koşullarına uyduğunu içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli veya haklı nedene dayandığını kanıtlamalıdır. Bu kapsamda işveren fesihle ilgili karar aldığını, bu kararın istihdam fazlası meydana getirdiğini, tutarlı şekilde uyguladığını ve feshin kaçınılmaz olduğunu ispatlamalıdır.
Feshin işletme, işyeri ve işin gereklerinden kaynaklanan nedenlerle yapıldığı ileri sürüldüğünde bu konuda işverenin işletmesel kararı aranmalı, işgörme ediminde ifayı engelleyen, bir başka anlatımla istihdamı engelleyen durum araştırılmalı, işletmesel karar ile istihdam fazlalığının meydana gelip gelmediği, işverenin bu kararı tutarlı şekilde uygulayıp uygulamadığı (tutarlılık denetimi), işverenin fesihte keyfi davranıp davranmadığı (keyfilik denetimi) ve işletmesel karar sonucu feshin kaçınılmaz olup olmadığı (ölçülülük denetimi-feshin son çare olması ilkesi) açıklığa kavuşturulmalıdır.
Somut olayda, davalı Bankanın merkezinin ... olarak 08.04.2013 tarihinde değiştirilmesi sonrasında, Banka Genel Müdürlük birimlerinin ...'a taşınması sürecine girildiği, bu süreçte davacının 04.12.2015 tarihli onaya istinaden, Ataşehir/...'a atamasının yapıldığı, davacının atama tebligatını imzalamayarak, ...'da ikamet etmesinin mümkün olmadığını belirterek 08.12.2015 tarihinde atama işleminin yeniden değerlendirilmesini talep ettiği, ilgili birim tarafından, talebin uygun görülmeyerek Banka İnsan Kaynakları Yönergesi hükümleri uyarınca yeni görev yerinde göreve başlaması gerektiğine dair davacıya bildirimde bulunulduğu, ancak davacının ...'a atanmasına ilişkin tebligatı imzalamayacağını beyan etmesi üzerine, 25.12.2015 tarihli onay ile iş akdinin feshedildiği görülmüştür.
Davacının 30.11.2008 tarihli iş sözleşmesinin 5. ve 7. maddelerinde İnsan Kaynakları Yönetmeliğinin bu sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olduğu ifade edilmiş olup, anılan Yönetmelik hükümlerince ve Banka İnsan Kaynakları Yönergesi'nin 29. maddesince davalı Banka'nın personellerinin görev yerlerini değiştirme hususunda yetkili bulunduğu, davacının ücretinde nakil nedeniyle düşüş olmayacağı anlaşılmaktadır. İşverenin yönetim hakkını kötüye kullandığına dair bir delil bulunmamaktadır. Davacının iş sözleşmesinin feshinin, işletme ve işyeri gereklerinden kaynaklı olup, geçerli nedene dayalı şekilde feshedildiği anlaşılmakla, işe iade davasının reddi ne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmektedir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi hükmü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesinin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 02,20 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
6-Davalı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.980,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine,
7-Davalı tarafından yapılan 294,60 TL yargılama giderinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, karardan bir örneğin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
9-Taraflarca yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 28.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy