MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, işe iade kararına rağmen başlatılmadığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile işe başlatmama tazminatı, ücret, sosyal yardım alacağının toplu iş sözleşmesi gereği ödenmesi gereken tarihten itibaren işleyen en yüksek işletme kredi faizi ile, ilave tediye, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece 02.04.2013 tarihli kararla davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraflarca temyizi üzerine (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesince davacının itirazlarının tümüyle reddi ile davalı lehine bozma kararı verilmiş, bozma ilamına uyan mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Bilindiği üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda "usuli kazanılmış hak" kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Mahkemenin, Yargıtay'ın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usuli kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur.
Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada, ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir.
Somut olayda, bozma öncesi hükme esas alınan bilirkişi raporunda kıdem tazminatı alacağından davalı tarafça yapılan 1.698,30 TL miktarın mahsup edildiği, kamu düzenine ilişkin hususlar göz önünde bulundurularak yapılan temyiz itirazlarına göre bu yönde davacı lehine bozma kararı verilmediği görülmekle davalı lehine kazanılmış hak oluştuğu anlaşılmaktadır. Söz konusu miktarın bu doğrultuda bozma sonrasında da mahsubu gerekirken mahsup edilmemesi hatalı olup bozma sebebidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 16.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy