MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, murisinin davalı işyerinde tanker şoförü olarak çalıştığını, iş akdinin ölüm nedeni ile son bulduğunu, aylık ücretinin yol harcırah ödemeleri ile birlikte net 1.500,00 TL olduğunu iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının ödetilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 17.02.2016 tarihli ve 2015/30018 esas, 2016/3592 karar sayılı kararı ile bozulmuştur. Bozma ilamın uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda karar verilmiş olmasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dosya içeriğine göre, bozmaya konu olan hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının asgari ücretin iki katı ücrete ilave, ayda 10 defa yurt içi sefer harcırahı 270,00 TL ve ayda 2 defa yurt dışı sefer harcırahı 114,00 TL toplamı brüt 2157,00 TL ücret alabileceği ancak taleple bağlı kalınarak davacının net 1.500,00 TL (brüt 2.095,26 TL) ücret ile çalıştığı kabul edilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda davacının ayda yirmi yurt içi seferi yaptığı kabul edilmiştir. Bozma öncesinde davacının aylık yurt içi sefer sayısı on kabul edilerek yurtiçi harcırah miktarı belirlenmesine ve davacının kararı temyiz etmemiş olmasına rağmen bozma sonrasında yurtiçi sefer sayısı yirmi kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibarla karar verilmiş olması hatalıdır.
Yine bozma öncesinde davacının ayda iki yurt dışı seferi yaptığı kabul edilmiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan araştırma neticesinde Emniyet Müdürlüğü'nden gelen kayıtlara göre davacının ayda 2,33 yurtdışı seferi yaptığı kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Ancak daha önce verilen karar davacı tarafından temyiz edilmemiş olup bu kabul davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak ilkesine aykırıdır.
Bu durumda davacının aylık ücreti, asgari ücrete ilaveten ayda on yurtiçi seferi ile iki yurt dışı seferi yaptığı kabul edilerek ve taleple bağlılık kuralı gözetilerek belirlenmeli, talep konusu alacaklar bu ücrete göre yeniden hesaplanarak hüküm altına alınmalıdır. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.