MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih, esas ve karar numarası belirtilen kararının temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizin 16.01.2017 tarihli ve 2015/14935 esas, 2017/133 karar sayılı ilamıyla ONANMASINA karar verilmiştir.
Davalı ... İnşaat San. Tic. Ltd. Şti. vekilince, Daire kararının maddi hataya dayandığı gerekçesi ile ortadan kaldırılması istenilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1959 tarihli ve 1957/13 esas, 1959/5 karar sayılı ile 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 esas, 1960/9 karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere, Yargıtayca maddi hata sonucu verilen bir karara mahkemece uyulmasına karar verilmesi halinde dahi usulü kazanılmış hak oluşmaz ve Yargıtayın hatalı kararından dönülmesi mümkündür.
Eldeki davada, davanın ... A.Ş.'ye karşı açıldığı, davacı vekilinin 11.06.2013 tarihli dilekçesi içeriğinde ise davalının "... İnşaat San. Tic. Ltd. Şti.+... ... A.Ş. Adi Ortaklığı" olarak değiştirildiği, yargılamaya davalının bu şekilde kabulü ile devam edilip hükmün bu şekilde kurulmuş olmasına rağmen, Dairemizin 16.01.2017 tarihli ve 2015/14935 esas, 2017/133 karar sayılı ilamıyla hatalı usulü işleme dayanan kararın onanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu yönün maddi hataya dayalı olduğu açıktır. Anılan sebeple, belirtilen husus bakımından maddi hataya dayanan Dairemizin 16.01.2017 tarihli ve 2015/14935 esas, 2017/133 karar sayılı kararının ORTADAN KALDIRILMASINA karar verildi.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin kıdem tazminatı, yıllık izin, ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili, davacının tazminat talep hakkı olmadığını, ödenmemiş işçilik alacağının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı sıfatıyla davanın yöneltildiği, ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, müvekkili şirkete husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, davacının taleplerinde haksız olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı sıfatıyla ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. temyiz etmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, dava, davalı ... A.Ş.'ye karşı açılmıştır. Yargılamanın devam ettiği bir tarihte sunulan, 11.06.2013 havale tarihli dilekçeyle, mevcut davalının yanında, ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye dava yöneltilmiştir.
Hizmet döküm cetvelinde, davacının 11.01.2011-05.03.2013 tarihleri arasındaki kayıtlı çalışmasının, davalı ... ve sonradan davaya dahil edilen ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin oluşturduğu adi ortaklık bünyesinde geçtiği anlaşılmaktadır. Konusu para alacağı olan eldeki davada, ortaklığın tarafları olan tüzel kişiliği haiz şirketler arasında, müteselsil sorumluluk ilişkisi vardır. Bu halde, her iki şirkete karşı dava açılması ya da şirketlerden sadece birine karşı dava açılması mümkündür. Müteselsil sorumlular arasında zorunlu dava arkadaşlığı olmayıp, ihtiyari dava arkadaşlığı vardır.
Davacı, dava dilekçesinde, sadece ... A.Ş.'ye karşı dava açmayı tercih etmiştir. 11.06.2013 havale tarihli dilekçeyle ise, ayrıca ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye de dava yöneltilmiş ise de, usul hukukumuzda, ihtiyari dava arkadaşı olabilecek gerçek veya tüzel kişilerin sonradan davaya dahil edilerek taraf haline getirilmesine imkan sağlayan bir düzenleme bulunmamaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 124. maddesinde, davada taraf değişikliğine ilişkin hüküm düzenlenmiş olup, somut olayda bu maddenin uygulanmasına imkan yoktur. Şöyle ki, eldeki davada, taraf değişikliği değil, dava dilekçesiyle davanın yöneltildiği davalının yanında başka bir tüzel kişiliğe de davanın yöneltilmesi söz konusudur. Anılan sebeplerle, ... İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında usulüne uygun şekilde açılmış dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, esasa girilerek hüküm tesis edilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.04.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy