MAHKEMESİ: ... 4. İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ... Bölge deposunda şoför olarak 27.04.2009 tarihinde çalışmaya başladığını, çalışma süresi boyunca hafta içi 08.00-18.30 saatleri arasında olmak üzere günde 10,5 saat çalıştığını,hafta sonu ise ek mesai ile birlikte çalışma saatlerinin 08:00-21:00 saatleri arasında 13 saati bulduğunu,ayda bir ya da iki kez hafta tatili yapamadığını, resmi tatillerde de çalışmasına rağmen bu çalışmalar karşılığının eksik ödendiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının 24.01.2013 tarihinden itibaren devamsızlık yaptığını,bu nedenle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini,fazla mesai yapmadığını, yaptığı zamanlarda ertesi gün geç gelerek erken çıkarak telafi edildiğini, ücretlerinin ödendiğini, davacının çalıştığı süre boyunca çok kez rapor alarak işe gelmediğini, fazla mesainin ücrete dahil olduğunu, hafta tatilini kullandığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının fazla mesai,hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil çalışması bulunup bulunmadığı noktasındadır.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tanık beyanlarına göre davacının fazla mesaisi günlük üç saati geçsede içtihatlara göre günlük üç saatten haftalık onsekiz saat fazla mesai yaptığı, ayrıca ayda iki hafta tatilinde çalıştığı kabul edilerek sözkonusu alacaklar hesaplanmıştır. Dosya kapsamında davacı imzası bulunan çalışma saatleri takip çizelgeleri bulunmaktadır. Hal böyle olunca bu çizelgeler dikkate alınarak davacının fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil çalışmalarının tespit edilmesi ve sonucuna göre hüküm altına alınması gerekli iken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı tarafından yapılan ıslahın, süresinde olup olmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 176 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya talep sonucunu değiştirebilmesi imkânını sağlamaktadır. İki taraf da duruşmada hazır iseler ıslah sözlü olarak yapılabilir. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür. Ancak, her iki durumda da usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması şarttır. Başka bir anlatımla ıslah, açılmış bir davada taraflarca yapılmış usule ilişkin işlemlere yönelik olarak yapılmalıdır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu 181.maddesinde kısmi ıslah için, bir haftalık süre verileceği ve süresi içinde yapılmaması durumunda ıslah hiç yapılmamış gibi davaya devam edileceği açıkça hükme bağlanmıştır. Ayrıca Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 90. maddesinde sürelerin kanunda belirtileceği veya hakim tarafından tespit edileceği, kanunda belirtilen istisna durumlar dışında hakimin kanundaki süreleri artırıp eksiltemeyeceği bildirilmiştir.
Somut olayda davacı vekili, bilirkişi raporunun dosyaya sunulmasında sonra 09.04.2014 tarihli duruşmada davasını ıslah etmek üzere mahkemeden talepte bulunmuş, Mahkemece kendisine iki haftalık süre verilmiştir. Davacı, kendisine verilen iki haftalık süre içinde ama yasal bir haftalık süresinin geçmesinden sonra 21.04.2012 havale tarihinde davasını ıslah etmiş ve harcını 29.04.2014 tarihinde yatırmış, Mahkemece de ıslah edilen değerler üzerinden hüküm kurulmuştur. Ne var ki süresinde yapılmayan ıslaha değer verilerek hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 27.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.