MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini, istifa ederek sona erdirdiğini, fazla mesai yapılmasına rağmen ücretinin ödenmediğini beyanla hafta tatili, fazla mesai alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Savunmasının Özeti:
Davalı vekili davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının maaş + prim usulü çalıştığı, davacıya 24.144,15 TL prim ödendiği, ödenen primlerin fazla çalışma alacağını karşıladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı kanuni süresi içinde davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dosya kapsamında hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının haftalık 13 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek davalı tarafından ödenen prim alacağı mahsup edilmek sureti ile fazla çalışma alacağı hesaplanmıştır. Mahkemece hesaplanan fazla çalışma alacağının 10.032,06 TL olduğu, davacının maaş artı prim usulü çalıştığı, davacıya 24.144,15TL prim ödendiği, ödenen primlerin fazla çalışma alacağını karşıladığı, mahsup edilmesi sonucu hükmedilecek fazla çalışma alacağının bulunmadığı kanaate varılmış ise de isabetli değildir. Zira prim alacağının ayrıntılı düzenlendiği iç düzenlemeler mevcut olup çalışanın başarısını ödüllendirmek için verilen başarı prim alacağının fazla çalışma alacağından mahsup edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacının, fazla çalışma ücreti konusunda taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, 270 saatle sınırlı olarak sözkonusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir. Dairemizin kararlılık kazanmış içtihatlarına göre, fazla çalışmanın ücrete dahil olduğuna dair kural, mülga 1475 sayılı Kanun’un 35/a ve b maddesinde düzenlenen yılda 270 saatle sınırlı olarak geçerlidir. Yılda 270 saati aşan çalışmaların kanıtlanması durumunda karşılığının ödenmesi gerekir.
Davacı ile davalı arasında imzalanan İnsan Kaynakları Yönetmeliği “Fazla Sürelerle Çalışma ve Fazla Çalışma Ücretleri : Personelin aylık ücretine, bu yönetmelikte öngörülen ve normal çalışma saatlerinin dışında kalan fazla sürelerle çalışma ve fazla çalışma ücretleri de dahildir. Ancak unvanı Görevli olan personele (görev unvanı şoför olanlar hariç) fazla çalışma yapması halinde, aşağıda belirtilen usullere uygun olarak fazla çalışma ücretleri ödenir. Banka personelinden fazla sürelerle çalışmasını ya da fazla çalışma yapmasını talep ettiğinde personel bu talebe uyacağını peşinen kabul eder”hükmünü içermektedir. İşçinin imzasını taşıyan bu metne değer verilmelidir. Davacının yılda 270 saat fazla çalışmasının ücrete dahil olduğu anlaşıldığından, yukarıda 2 nolu bozma bendine konu edildiği üzere fazla mesai değerlendirmesi yapıldıktan sonra yılda 270 saati aşan çalışmalarının yeniden hesaplanması gerekmektedir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek olması halinde ilgiliye iadesine, 12.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy