MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Davacı, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 3.246,68 TL ücret alacağı, 5.068,00 TL kıdem tazminatı, 7.709,33 TL fazla mesai ücreti, 1.494,00 TL yıllık izin ücreti alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesi ile dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ilişkin verilen karar Dairemizin 11.05.2015 tarih, 2015/11296 esas- 2015/17071 karar sayılı kararı ile bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içinde davalı tarafından maktu temyiz karar harcı ödenerek temyiz edilmiştir. Mahkemece, bakiye nispi temyiz karar harcının bir haftalık kesin süre içerisinde ödenmesi aksi halde temyiz isteminden vazgeçilmiş sayılacağı konusunda davalı tarafa çıkartılan muhtıra, 10.11.2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Eksik harç tamamlanmadığından 16.12.2016 tarihli ek kararla temyiz isteminden vazgeçilmiş sayılmasına karar verilmiştir.
Ek karar süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine göre, bakiye temyiz karar harcının ödenmesi için çıkartılan muhtıra davalı vekiline 10.11.2016 tarihinde tebliğ edilmiştir. Muhtırada ödemenin mahkeme veznesine yapılması gerektiği açıkça belirtilmemiştir. Davalı vekili 16.11.2016 tarihinde PTT aracılığı ile bakiye temyiz karar harcını dosyasına göndermiştir. Eksik harç 21.12.2016 tarihinde dosyaya tahsilat olarak kaydedilmiştir. Mahkemece , PTT aracılığı ile gönderilen ödemeden haberdar olunmadığından temyiz isteminden vazgeçilmiş sayılmasına karar verilmiştir.
Açıklanan bu durum karşısında, bakiye nispi temyiz karar harcının muhtırada belirtilen süre içerisinde ödendiğinin kabulü zorunludur. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 434/3.maddesinde, “hükmün temyiz edilmemiş sayılmasının koşulu olarak düzenlenen halin” somut olayda gerçekleşmediği anlaşıldığından, mahkemenin temyiz isteminden vazgeçilmiş sayılmasına ilişkin 16.12.2016 tarihli ek kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, karar verilmiştir. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İşçi ücretlerinin ödenmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 37. maddesine göre, işçiye ücretin elden ya da banka kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel işaretini taşıyan “ücret hesap pusulası” verilmesi zorunludur.
Uygulamada çoğunlukla “ücret bordrosu” adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir.
Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir.
Dosya içeriğine göre , davacı birkısım aylarda ücretlerinin eksik ödendiğini ve toplam 3.246,68 TL ücret alacağı bulunduğunu belirterek anılan alacağın hüküm altına alınmasını istemiştir. Davalı taraf, ücret ödemelerinin banka aracılığı ile yapıldığını belirterek ödemelere ilişkin banka kayıtlarının getirtilmesini talep etmiştir. Mahkemece, talep droğrultusunda bankaya müzekkere yazılmasına karar verilmişse de daha sonra bu ara karardan dönülerek hüküm kurulmuştur.
Savunma doğrultusunda davacıya yapılan ücret ödemelerine ilişkin banka kayıtları getirtilmeli ve ödenmeyen ücret alacağı bulunup bulunmadığı, varsa miktarı yeniden değerlendirilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
3-Davacı ve davalı arasındaki diğer sorun ödenmeyen fazla mesai ücretlerinin miktarı konusundadır.
Dosya içeriğine göre, imzasız ücret .bordrolarında bazı aylarda fazla mesai ücreti tahakkuku bulunduğu görülmektedir. Bu durumda ödemelere ilişkin banka kayıtlarının getirtilmesinden sonra imzasız ücret bordroları ile karşılaştırılmalı ve varsa banka aracılığı ile ödenen fazla mesai ücreti hesaplanan miktardan mahsup edilmelidir.
Kabule göre de, bilirkişi tarafından brüt hesaplanan fazla mesai ücretinin net olarak hüküm altına alınması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy