MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin asıl işveren olan Mardin İş Kurumu’nda son temizlik ihalesini alan davalı şirket bünyesinde çalıştığını, iş sözleşmesinin disiplinsiz davranışları nedeniyle işverence feshedildiğini, feshin haksız olduğunu, feshin son çare olması ilkesine uyulmadığını belirterek feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı şirket vekili; davanın süresinde açılmadığını, fesih bildiriminin usulüne uygun olduğunu, davacının haklarının ödeneceğinin kendisine bildirildiğini beyanla haksız ve yersiz açılan davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı işverenin davacının iş sözleşmesini işyerindeki disiplinsiz davranışları nedeniyle feshettiği, ancak usulüne uygun olarak davacının savunmasının alınmadığı değerlendirilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davalı ... Yemek Nak. Tem. İnş. Turizm San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Temyiz istemi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 24.11.2016 tarih, 2016/20855 esas ve 2016/19960 karar sayılı kararı ile, davalı şirketin fesih tarihi itibariyle çalışan işçi sayısı ve aynı işkolunda başka işyerlerinde çalışan işçileri varsa aynı işkolundaki tüm işyerlerinde çalışan işçilerin sayısına ilişkin belgelerin .... Kurumu ve.... Bakanlığından temini için dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir.
Geri çevirme kararı çerçevesinde, gerek Sosyal Güvenlik Kurumu .... Güvenlik İl Müdürlüğü, gerekse ....Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğünden gelen kayıtlara göre, davalı işverenin aynı işkolundaki tüm işyerlerinde fesih tarihi olan 25.03.2015 tarihi itibariyle çalışan işçi sayısının yirmi iki olduğu anlaşılmaktadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesinin birinci fıkrasına göre iş güvencesi hükümlerinden yararlanmak için otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerinde çalışmak gerekir. Aynı maddenin dördüncü fıkrasına göre işverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan sayısı bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. İşçi sayısına ilişkin bu hüküm nispi emredici olduğundan, daha az işçi sayısını öngören sözleşme hükümleri geçerli kabul edilmektedir.
Somut olayda, fesih tarihi itibariyle davalı alt işverenin Türkiye genelinde aynı işkolunda faaliyet gösteren tüm işyerlerinde çalışan işçi sayısı dikkate alındığında, otuz işçi ölçütünün gerçekleşmediği; taraflar arasında, daha az işçi sayısı öngören bir sözleşme hükmünün de bulunmadığı, böylece işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanmasının mümkün olmadığı dikkate alınarak davanın reddi gerekirken, kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, mahkeme kararının bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç:
Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkeme kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazine'ye irad kaydına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 70,40 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.980,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.04.2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy