MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin çalıştığı işyerinde sendikalı işçi statüsünde çalıştığından ayrımcılığa uğradığını, hor görüldüğünü, çalışmalarının engellenmeye çalışıldığını, siyasi görüşünden dolayı işveren yetkilileri tarafından baskı yapıldığını ve işine son verilmesi için tüm çabanın harcandığını, bunun neticesinde hukuka aykırı olarak 30.10.2009 tarihinde işine son verildiğini ve tek taraflı olarak iş akdinin feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalının Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 30.10.2009 tarihinde kendi isteği ile istifa dilekçesi vererek müvekkili Kurumdaki görevinden ayrıldığını, davacının görev yaptığı kooperatiflerde yapılan teftiş ve kontroller neticesinde tespit edilen usulsüz ve yersiz işlemlere karşılık olarak kıdem tazminatından gerekli tahsilat yapılarak kurum zararına takas ve mahsup edildiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Bozma ilamına uyulan Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda karar verilmiş olmasına göre; davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki sorun bozmadan sonra ıslah yapılıp yapılmayacağı konusundadır.
Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 19.01.2016 tarihli ilamı ile, davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulü yerine reddine karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek mahkemenin 12.07.2013 tarihli kararı bozulmuştur.
Dosya içeriğinden; bozma sonrasında Mahkemece bozma ilamına uyulduğu, dosyanın bozma doğrultusunda rapor tanzimi için önceki bilirkişiye gönderildiği, 17.10.2016 havale tarihli bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, bunun üzerine davacı vekilince 28.12.2016 tarihli ıslah dilekçesi vermek ve aynı tarihte ıslah harcı ödemek suretiyle bozma sonrasında ıslah yapıldığı görülmektedir.
Gerek mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 84. maddesinde gerekse 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 177. maddesinde ıslahın ancak tahkikat tamamlanıncaya kadar yapılabileceği hükme bağlanmıştır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1948 tarih ve 1944/10 esas, 1948/3 sayılı kararı uyarınca bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 13.05.2016 tarih ve 2015/1 esas ve 2016/1 karar sayılı ilamında da bozma sonrası ıslahın mümkün olmadığı kesin bir şekilde belirtilmiştir.
Davacı vekili bozma sonrası ıslah yapmış olmakla bu ıslah dikkate alınarak karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.