MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde çağrı merkezi müşteri temsilcisi olarak 24.03.2010 tarihinden itibaren çalışmakta iken iş sözleşmesinin 25.02.2015 tarihinde hakkında işyerindeki sözde yetersiz ve disiplinsiz çalışmaları nedeniyle tutulan tutanaklara göre bildirimsiz ve tazminatsız olarak feshedildiğini 2014 yılı ikinci yarısından itibaren işveren yöneticileri tarafından kötü niyetle takip edildiğini, ayrılması için psikolojik baskı uygulandığını,belirterek, feshin geçersizliğine karar verilmesini, işe başlatılmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı .... vekili, davacı hakkında tutulan tutanaklar nedeni ile feshin haklı nedene dayandığını feshin son çare olması ilkesi çerçevesinde davacının iş akdinin feshedildiğini, davacının defalarca uyarıldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, dinlenen davacı tanığı ... beyanında, davacı hakkında tutunak tuttuğunu fakat bu tutanağın şirket yetkililerinin baskısı üzerine tuttuğu yönünde beyanda bulunduğu, dinlenen davalı tanıkları ise beyanlarında, davacının müşterinin şikayetini çözmeden sistem kaydını kapatarak yeni kayıt oluşturduğunu, bu yönde tespit yaptıklarına ilişkin beyanda bulundukları, davalı tarafça dosya içerisine sunulan tutanaklar incelendiğinde, davacının sistem üzerinde müşterinin sorunlarını çözmeden kaydını kapattığına dair tutanak tutulduğu ve bu tutanağın davacı tarafça da imza altına alındığı, davalı tarafça başka eksikliklerden dolayı da farklı tutanakların da tutulduğu ve tutulan bu tutanakların altında davacının da imzasının bulunduğu anlaşılmış, dinlenen tanık beyanları dikkate alındığında, her ne kadar davacı gibi hakkında tutanak tutulan başka kişilerin de olduğu ve bunların işten çıkarılmadığı açıkça anlaşılmış ise de, bu durumun feshin geçerli fesih olmasına engel teşkil etmediği, tutulan tutanaklar, dinlenen tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde feshin geçerli nedene dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, kanuni dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleridir.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanun'un 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz.
4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.
Dosya içeriğine göre, davacının 24.03.2010-25.02.2015 tarihleri arasında müşteri hizmetleri temsilcisi olarak çalıştığı, iş sözleşmesinin 25.02.2015 tarihli fesih bildirimi ile, "...iş sözleşmesine ve iş yerindeki çalışma düzenine aykırı davranışlar göstermeniz, iş verenin güvenini kötüye kullanmanız, doğruluk ve dürüstlüğe aykırı hareket etmeniz ve yapmakla yükümlü olduğunuz görevleri ikazlara rağmen ısrarla yerine getirmemeniz nedenleri ile; iş sözleşmeniz 4857 sayılı Kanun'un 25/II maddesi uyarınca 25.02.2015 tarihinde feshedilmiştir." denildiği görülmüştür.
Somut olayda, davacı hakkında tutulan tutanaklara istinaden, süreç dışı işlem yapma, mola saatine riayet etmeme, çözüm sağlamadan kaydı kapatma nedenleriyle tutulan tutanaklar ile iş sözleşmesine ve çalışma düzenine aykırı davranışlar gösterilmesi, işe karşı ciddiyetsizlik ve işin gereklerini ısrarla yerine getirmeme sebepleri ile iş sözleşmesine son verilmiş ise de; fesih bildiriminde belirtilen tutanakların kısa bir süre içerisinde ve birbirine yakın tarihli olarak tutuldukları, davacının beş yıla yakın bir kıdemi olduğu ve Temmuz 2014 tarihi öncesinde hakkında herhangi bir tutanak tutulmadığı, tutanaklara konu eylemlere ilişkin somut bir geri bildirim bilgisi bulunmadığı gibi, anılan eksikliğin giderilmesi konusunda veya aynı eksikliğin tekrarlanmaması konusunda herhangi bir çalışma yapıldığına dair bilgi ve belge bulunmadığı, tutanak mümzii tanık ...'in takım lideri olarak davacı hakkında işveren baskısıyla tutanak tuttuğunu dile getirmesi, ve davalı tanık beyanlarında da da hakkında tutanak tutulduğu halde iş akdi feshedilmeyen bir çok çalışan bulunduğu, ayrıca tüm olaylarda davacıya disiplin yaptırımı uygulanarak prim kesme yaptırımları uygulandığı son olayın kaydın sms ile kapatılmasının tek başına fesih nedeni olabilecek ağırlıkta da bulunmadığı anlaşılmakla söz konusu tutanaklara dayanarak yapılan iş sözleşmesinin feshi haksız olup davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davalı işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının İŞE İADESİNE,
3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih sebebi ve kıdemi dikkate alınarak dört aylık ücreti tutarında belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aylık ücret ve diğer hakların davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi gerektiğini belirlenmesine,
5-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 27,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 3,70 TL karar ve ilam harcının davalılardan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.980,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 195,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 03.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy