MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ...’ye ait işyerinde çöp toplama işinde çalışmakta iken iş sözleşmesinin emeklilik nedeniyle sona erdiğini, kıdem tazminatının bir kısmı ödenmesine rağmen bakiye kıdem tazminatı alacağı ile fazla çalışma alacağının halen ödenmediğini ileri sürerek, bu alacakların davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyizi üzerine, (Kapatılan) Yargıtay 7. Hukuk Dairesince, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 177. maddesi gereğince ıslah dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesi ile karar bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak, yeniden yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Fazla çalışma alacağı bulunduğunu iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışma alacağının ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, söz konusu çalışmaların bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre bu çalışmaların olup olmadığı araştırılmalıdır. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıklar ile davalı ile husumet içerisinde olan anlatımlarına değer verilemez.
Dosya içeriğine göre, işveren tarafından iş yerindeki çalışma düzenini gösterir bordro, çalışma çizelgesi gibi belge sunulmamış; hükme esas bilirkişi raporuna göre, davacı tanıklarının beyanları dikkate alınarak fazla çalışma alacağı hesaplanmıştır. Yargılama sırasında dinlenen tanıkların beyanları incelendiğinde, bu beyanların genel ve abartılı oldukları, ayrıca tanıkların da aynı konuda davalı işverene karşı dava açtıkları anlaşılmaktadır. İşyerinin kamu kurumu olma niteliği, ilçenin nüfusu ve davacının yaptığı iş dikkate alındığında olabilecek iş kapasitesi ve belediyede çalışan sayısı da değerlendirildiğinde, fazla çalışma ücreti isteklerinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.