MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, vekili, müvekkilinin davalı şirkete ait işyerinde 23.02.2004-26.02.2009 tarihleri arasında personel sorumlusu idari personel olarak çalıştığını, iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu'nun 24/II-a,c,e fıkra hükümleri kapsamında haklı olarak feshettiğini belirterek kıdem tazminatı, ikramiye, yıllık izin ücreti, ücret, fazla mesai ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili davacının iş sözleşmesini 4857 sayılı Kanun'un 24/II maddesine göre kendisinin feshettiğini, hak ettiği alacaklarının 11.03.2010 tarihinde ... Bankasındaki hesabına yatırıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar tarafların temyizi üzerine Dairemizin 21.11.2012 tarih, 2012/6085 esas, 2012/26088 karar sayılı ilamı ile davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmesine ilişkin düzeltilerek onanmıştır.
Davacı vekili, 07.10.2016 tarihli dilekçesi ile, Dairemizce verilen düzelterek onama kararındaki hatanın düzeltilmesini talep etmiştir. Yapılan incelemede davacının maddi hata talebi kabul edilerek karar Dairemizin 26.12.2016 tarih, 2016/32591 esas, 2016/29088 karar sayılı ilamı ile davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmesine ilişkin düzeltilerek onanmıştır.
Davalı vekili, 17.02.2017 tarihli dilekçesi ile, Dairemizce verilen 26.12.2016 tarih, 2016/32591 esas, 2016/29088 karar sayılı düzelterek onama kararındaki maddi hatanın düzeltilmesini talep etmiştir.
Maddi hatanın giderilmesi isteğini içeren dilekçe ve ekleri incelendi.
Yargıtay İçtihadları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1959 tarih ve 1957/13 esas, 1959/5 karar, ve 09.05.1960 tarih ve 1960/21 esas, 1960/9 sayılı kararlarında açıklandığı üzere Yargıtayca maddi hata sonucu verilen bir karara mahkemece uyulmasına karar verilmesi halinde dahi usulü kazanılmış hak oluşmaz ve Yargıtayın hatalı kararından dönmesi mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta, davacı her bir alacak için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak açmış olduğu kısmi davasını 30.11.2011 tarihli dilekçe ile ıslah ettiği ancak davacı davayı ıslah etmeden önce 11.03.2010 tarihinde davalı tarafça dava konusu alacaklar için davacıya ödeme yapıldığı, hakkın ancak bir bölümünün dava edilmesi halinde diğer bölümüne ait dava ve talep hakkının geleceğe bırakıldığı anlamına geleceği ve dava edilen tutarın dava tarihi itibari ile talep edilen alacak miktarı ile sınırlı olduğu, davacının söz konusu ödemeye rağmen ödeme yapılmamış gibi davayı ıslah ettiği, davacının ödeme yapılmamış gibi hareket ederek dürüstlük kuralına aykırı davrandığının anlaşılmasına göre Dairemizin 26.12.2016 tarih, 2016/32591 esas, 2016/29088 karar sayılı düzelterek onama kararı maddi hataya dayandığından tümü ile ORTADAN KALDIRILMASINA karar verildi. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, tarafların yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 18.05.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.