MAHKEMESİ: Bölge Adliye Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı bankada bireysel müşteri ilişkileri yöneticisi olarak çalıştığını, 29.07.2015 tarihinde iş akdinin performans düşüklüğü gerekçe gösterilerek feshedildiğini, gerçekte performansının düşük olmadığını, iş sözleşmesinin esasen sendika üyeliğinden istifa etmemesi nedeniyle feshedildiğini belirterek işe iadesine, 4 aylık ücret ve sosyal yardımlar ile 1 yıl 1 aylık ücretinden az olmamak üzere tazminatın ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının iş akdinin performans düşüklüğü sebebiyle feshedildiğini, işyerindeki performans değerlendirmesinin hukuka ve maddi duruma uygun olduğunu, davacının toplu iş sözleşmesi kapsamı dışında çalışan personel olduğunu, sendikal sebeplerle işten çıkarmanın söz konusu olmadığını, aksine durumu davacının ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, davalı banka ile davacının üyesi olduğu ... Sendikası arasında yetkinin devam edip etmediği yönünde çekişme oluştuğu ve bu çekişmenin de sendika üyesi olan banka çalışanlarının iş sözleşmelerinin feshinden sonra doğduğu, bunun davalı bankanın sendikalı çalışanlarının iş akitlerini feshederek sendikalı çalışan sayısını azaltıp, sendikanın yetkisini çekişmeli hale getirme amacını güttüğü yönünde kanaate sebep olduğu, davacı tanıklarının sendikadan ayrılan işçilerle yaptıkları telefon görüşmelerinde baskı nedeniyle sendikadan ayrıldıklarını söylediklerini beyan ettikleri, diğer taraftan davacının performans yetersizliği kriterlerinin söz konusu olmamasına rağmen performans notunun gerekçe gösterilerek işten çıkarılması hususu da nazara alındığında davacı tarafça sendikal sebebin varlığının ispat edildiği kanaatine varılmış ve davacının iş akdinin feshinin geçersizliğine, işe iadesine, işe başlatılması veya başlatılmaması şartına bağlı olmaksızın tazminat tutarının davacının 1 yıl 1 aylık brüt ücreti tutarı olarak belirlenmesine, davacının işe iade için işverene süresi içerisinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu :
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesince, feshin geçersizliği ve işe iade yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğu, ancak feshin sendikal nedenle yapıldığının davacı tarafça ispatlanamadığından İlk Derece Mahkemesi kararının sendikal tazminat yönünden kaldırılarak davacının kıdemi ve fesih nedeni dikkate alınarak takdiren 5 aylık ücret tutarında tazminatın belirlenmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu :
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine,
2- Taraflar arasında iş akdinin feshinin sendikal nedene dayalı olup olmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun “sendikaya üye olup olmama hürriyetinin teminatı” başlıklı 31.maddesini üçüncü fıkrasına göre; işveren, bir sendikaya üye olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında işin sevk ve dağıtımında, işçinin mesleki ilerlemesinde, işçinin ücret, ikramiye ve primlerinde, sosyal yardım ve disiplin hükümlerinde ve diğer hususlara ilişkin hükümlerin uygulanması veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayırım yapamaz; beşinci fıkrasına göre ; işçiler, sendikaya üye olmaları ve olmamaları, iş saatleri dışında veya işverenin rızası ile iş saatleri içinde, işçi sendika veya konfederasyonlarının faaliyetlerine katılmalarından dolayı işten çıkarılamaz. Aynı maddenin altıncı fıkrasına göre ise; sendika üyeliği veya sendikal faaliyetlerden dolayı iş sözleşmesinin feshi halinde ise, İş Kanununun 18,19,20 ve 21'nci madde hükümleri uygulanır. Ancak İş Kanununun 21'nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ödenecek tazminat işçinin bir yıllık ücret tutarından az olamaz.
Dosya içeriğine göre fesih için geçerli bir nedenin varlığı davalı işverence kanıtlanmadığından mahkemece feshin geçersizliğine karar verilmiş olması isabetlidir. Ancak; feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı hususunda yapılan araştırma ve inceleme yetersizdir. Dosya içeriğine göre işyerinde fesih tarihi itibari ile çalışan, sendikaya üye olan, üyelikten çekilen, üyelikten çekilenlerden çalıştırılan, iş sözleşmesi feshedilen, işten çıkarılanlardan sendikalı olan ve sendikalı olup da işyerinde çalışması devam eden işçiler olup olmadığı, özellikle kapsam dışı olduğu halde sendikal kesinti yapılan işçilerden kaç tanesinin sendikadan istifa ettiği, kaç tanesinin sendikaya üyeliğinin devam ettiği, sendikaya üyeliği devam edip çalışmaya devam eden kaç işçinin bulunduğu dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır. Feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı hususunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması için belirtilen yönlerden gerekli araştırmaya gidilmeli ve toplanacak deliller dosya içeriği ile yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, 30.05.2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.