MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Dr. ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde çalışmakta iken, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli bir sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalı şirkette %15 oranında hissesinin bulunduğunu, ayrıca hakim hissedarın eşinin kuzeni olduğunu, taraflar arasında devam eden boşanma davası sebebi ile, davacı ile iş ilişkisini sürdürmesinin işverenden beklenemeyeceğini, bu nedenle iş sözleşmesinin geçerli olarak feshedildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, feshin geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, işe başlatma tazminatının dört aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizce, davacının işveren vekili veya yardımcısı olup olmadığının araştırılması ve sonucuna göre işe iade talebi hakkında bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyan Mahkemece, bozma gerekleri yerine getirilerek gerekli araştırma yapılmış ve davacının işveren vekili veya yardımcısı olmadığı ve feshin geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesiyle davacının işe iadesine, işe başlatma tazminatının dört aylık brüt ücret olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi işçinin işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları veya işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekili konumunda bulunmaması, işyerinde fesih tarihinde otuz veya daha fazla çalıştırılması, işçinin en az altı aylık kıdeminin bulunması, işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesine dayalı olarak çalışması gerekir.
İş güvencesinden yararlanamayacak işveren vekilleri herşeyden önce, işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekilleri ile yardımcıları olduğuna göre, işletmenin tümünü yöneten genel müdürler ile yardımcıları iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaktır.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacı ile şirket çalışanları arasındaki e-mail yazışmalarında ve davalı tarafça sunulan organizasyon şemasında davacının “icra kurulu başkanı” olarak yer aldığı, davacının işveren adına iş sözleşmesi imzaladığı, ... 41. Noterliğinin 22 Ağustos 2010 tarihli vekaletnamesi ile davacıya “işçi alma ve çıkarma yetkisi” de dahil olmak üzere birçok yetkinin verildiği, böylece davacının davalı işveren işletmesinde işveren vekili konumunda olduğu anlaşılmaktadır. Dairemizin yerleşik görüş ve uygulamasına göre icra kurulu başkanı, işveren vekili sayıldığından, bu nitelikte olanların 4857 sayılı Kanunu'nun 18. maddesinin son fıkrasındaki düzenlemeye göre iş güvencesi hükümlerinden yararlanması mümkün değildir. Davacının işveren vekili olduğu ve bu sebeple iş güvencesinden yararlanamayacağı sabit olduğundan, davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 21,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 10,25 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 88,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.980,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.05.2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy