MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; 02.06.2012 tarihinden 16.03.2015 tarihine kadar davalı yanında sondör olarak 4.000,00 TL ücretle çalıştığını, 16.03.2015 tarihinde kendi isteği dışında sözlü olarak işten çıkarıldığını belirterek işe iadesine karar verilmesi, davanın kabulü halinde davacının çalıştırılmadığı süreler için 4 aylık ücret ve diğer tüm hakların ödenmesine, davacının işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarı 8 aylık brüt ücreti alacaklarının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesinin talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davalının talebinin zamanaşımı yönünden reddedilmesi gerektiği, davalı yönünden davalının iş aktinin haklı nedenler ile fesih edildiği, haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
İş sözleşmesinin, haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
Davacının; iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiği iddiası ile işe iade talebinde bulunulduğu, davalı vekilince davacının iş akdinin davacının, işyerini maddi zarara uğratması nedeniyle haklı nedene dayanılarak feshedildiğinin savunulduğu görülmektedir.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25. maddesinin (II) numaralı bendinin (ı) alt bendinde, “İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması” halinde, işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu kurala bağlanmıştır.
Davalı tarafından ibraz edilen 23.03.2015 tarihli fesih bildiriminde; işyerine verilen maddi hasardan dolayı iş akdinin bildirimsiz ve tazminatsız feshedildiği bildirilmiştir. Davalı sözleşmenin feshine sebep olaya ilişkin olarak görgü tanığı olduğu beyanıyla tanık listesi sunmuştur. Davalı tarafça tanık deliline dayanılmasına ve davalı vekili tanıklarının dinlenilmesini talep etmesine rağmen davalı tanıkları dinlenmeden dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilerek dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
İddia ve savunma hakkı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Hukuki Dinlenilme Hakkı başlıklı 27. maddesi ile usul hukukumuza da yansıtılmıştır. Anılan maddenin birinci fıkrasında, davanın taraflarının kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları belirtildikten sonra, maddenin ikinci fıkrasında bu hakkın açıklama ve ispat hakkını da içerdiği vurgulanmıştır. Davanın taraflarının, usul hukuku hükümlerine aykırı olarak ispat hakkını kullanmalarının kısıtlanması, iddia ve savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur.
Hal böyle olunca taraflara bildirdiği tanıklarını dinletme imkanı sağlanmalıdır. Mahkemece öncelikle davacının feshe sebep olayda kusurlu olup olmadığının tespiti noktasında davalı tanıkları dinlenmesi, tanık beyanları ve diğer delillerle birlikte dosya bilirkişi heyetine verilerek rapor alınması, sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.05.2017 gününde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.