MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, 03.08.2012 tarihinde üç arkadaşı ile birlikte davalıdan iş şartlarının yasalara uygun şekilde düzenlenmesini ve kanuni haklarının ödenmesini istemeleri üzerine işyerinden kovulduklarını, bunun üzerine iş sözleşmesini haklı nedenle kendisinin feshettiğini iddia ederek kıdem tazminatı, yıllık izin, hafta tatili ücretleri alacağını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, işyerinde çalışan ve akraba olan ... , davacı ... ve ... adına temsilcileri Nüket Batmaz'ın şirket yetkilisine işten ayrılmak istediklerini beyan ettiğini, şirket yetkilisi tarafından bu taleplerinin kabul edildiğini ve alacaklarının olmadığını beyan ederek istifa dilekçesi bırakmadan işyerinden ayrıldıklarını, bu nedenle haklarında tutanak tutulduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan ilk yargılamada davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davalı vekilinin temyiz talebi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi'nin 07.11.2016 tarihli, 2015/11893 esas, 2016/18484 karar sayılı ilamı ile, “Somut olayda; davacı, yıllık izinlerini kullanmadığını iddia etmiş, davalı ise tüm izinlerini kullandığını savunmuştur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının davalı işyerinde çalıştığı 2 tam yıl karşılığı hak ettiği 28 gün yıllık izninin tamamının kullanılmadığı kanaatine varılarak hesaplama yapılmıştır. Ancak davacı tarafından imzalanmış ve yargılama sırasında imza itirazında bulunulmamış olan yıllık ücretli izin defteri kayıtlarından davacının 14 gün izin kullandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece davacının hak ettiği yıllık izin süresinden kullanmış olduğu izin süresi mahsup edilerek 14 gün üzerinden yıllık izin ücreti hesaplanması gerekirken, tüm çalışma dönemi boyunca hak ettiği 28 gün karşılığı yıllık ücretli izin süresi üzerinden hesaplama yapılması hatalı olup bozma nedenidir.” denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyulmasına karar verilmiştir. Davacının bakiye alacaklarına ilişkin ... 15. İş Mahkemesi'nin 2014/155 esas sayılı dosyası ile açtığı dava dosyası da bu dosyayla birleştirilmiş, Mahkemece asıl ve birleşen dava yönünden davalının alacaklara ilişkin ödeme yapması nedeniyle talepleri konusuz kaldığından davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Somut olayda, davacı Mahkemece verilen ilk karardan sonra, 01.10.2014 tarihinde bakiye kıdem, hafta tatili ve yıllık izin alacaklarına ilişkin dava açmış, açılan davanın 13.01.2017 tarihinde bu dosyayla birleştirilmesine karar verilmiştir. Davalının, bu dosyadaki ilk kararın verilmesinden ve ikinci davanın açılmasından sonra 15.10.2014 tarihinde, net 2.900,00 TL bakiye kıdem, yıllık izin, hafta tatili izni açıklamasıyla davacı hesabına ödeme yaptığı görülmektedir. Mahkeme, yapılan bu ödeme nedeniyle asıl ve birleşen dava yönünden davanın konusuz kaldığından davanın reddine karar vermiştir. Ancak her iki dosyadaki alacak talebi dikkate alındığında, davalı tarafından yapılan ödemeyle davacının alacak taleplerinin ve alacak kalemlerine işlemiş faizlerin karşılanmadığı görülmektedir. Bu durumda davacının birleşen dosyayla birlikte fark alacaklarının ve alacak kalemlerine işlemiş faizlerinin hesaplanıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy