MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 1988 yılından 1999 yılına kadar davalılardan İnönü Üniversitesi işçisi olarak çalıştığını, bu yıldan sonra temizlik işlerinin özel firmalara verilmesiyle yine davalı Üniversite iş yerinde özel şirketler nezdinde çalıştığını, 2005 yılından itibaren ise diğer davalı ... Tur. İnş. Tem. Bil. İşl. Oto. Gıda Paz. San. ve Tic. Ltd. Şti’ne bağlı işçi olarak çalıştığını, 04.01.2012 tarihinde emekli olduğunu, davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi olduğunu ve her iki davalının müteselsilen ve müştereken sorumlu olduklarını beyanla kıdem tazminatı alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalıların cevaplarının özeti:
Davalı Üniversite vekili, dava konusu kıdem tazminatı alacağının ödenmesi sorumluluğunun hizmet alımı sözleşmesinin yüklenicisine ait olduğunu, davacının müvekkil üniversitenin asıl işveren olduğuna dair iddiasının hukuki ve fiili gerçekliği yansıtmadığını, davalılar arasındaki ilişkinin hizmet alımı ilişkisi olup asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmadığını, işçilerin ücret bordrolarının yüklenici şirketler tarafından karşılandığını, davacının müvekkilin bünyesinde çalışan biri olarak kendisine talimat verilmesinin işin gereği olduğunu, hizmet alım sözleşmesi ve diğer sözleşmeler gereği kıdem tazminatının ödenmesi yükümlülüğünün dava dışı şirketlerde olduğunu beyanla davanın husumet yönünden reddini savunmuştur.
Davalı şirket vekili, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, zira kendi firmalarında çalışan davacının bir dönem işçileri olduğunu, davacının asıl işvereninin davalı Üniversite olduğunu, ayrıca davacının emeklilik tarihinde tazminat talebinin olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, bozma ilamına uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı Üniversite vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Bilindiği üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda "usuli kazanılmış hak" kavramına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Bu kurum, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.
Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usuli kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur.
Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada, ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir.
Somut olayda, mahkemece verilen hüküm, davalıların temyizi üzerine Dairemiz tarafından incelenerek, davacı tarafından imzası inkar edilmeyen kıdem tazminatı ödemelerine ilişkin bordroların değerlendirilmesine yönelik olarak bozulmuş, bozma üzerine yapılan yargılamada mahkemece bozma ilamına uyulmakla bozma gerekleri yerine getirilmişse de bozma kapsamı dışında bırakılan kıdem tazminatına yürütülecek faiz başlangıç tarihi değiştirilmiştir. Bozma kapsamı dışında kalmakla davalı lehine usuli müktesep hak oluştuğu gözetilmeksizin dava konusu kıdem tazminatı faiz başlangıç tarihi hakkında önceki gibi karar verilmesi gerekirken usuli kazanılmış hak ilkesi dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozma sebebi ise de bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi uyarınca kararın düzelterek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Hükmün 1. fıkrasının çıkarılarak yerine “1-Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile, brüt 11.548,75 TL kıdem tazminatı alacağının - dava dilekçesinde faiz talep edilmediği ıslah dilekçesi ile faiz talep edildiğinden - ıslah tarihi olan 29.05.2013 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine," rakam ve sözcüklerinin eklenmesine, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 01.06.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.