MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih, esas ve karar numarası belirtilen kararının temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizin 13.02.2017 tarihli ve 2017/287 esas, 2017/1920 karar sayılı ilamıyla ONANMASINA karar verilmiştir.
Davacı vekilince, Daire kararının maddi hataya dayandığı gerekçesi ile ortadan kaldırılması istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 04.02.1959 tarihli ve 1957/13 esas, 1959/5 karar sayılı ile 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 esas, 1960/9 karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere, Yargıtayca maddi hata sonucu verilen bir karara mahkemece uyulmasına karar verilmesi halinde dahi usulü kazanılmış hak oluşmaz ve Yargıtay’ın hatalı kararından dönülmesi mümkündür.
Eldeki davada davacının, mahkemece zamanaşımı defi hakkında değerlendirme yapılırken dava dilekçesi içeriğindeki miktarların ayrıca değerlendirilmesi gerekirken buna dikkat edilmediği yönünde temyiz istemi bulunmasına rağmen, Dairemizin 13.02.2017 tarihli ve 2017/287 esas, 2017/1920 karar sayılı ilamıyla hatalı değerlendirmeye dayanan kararın onanmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu yönün maddi hataya dayalı olduğu açıktır.
Davalı vekilinin, sair yönlere ilişkin talebi hakkında yapılan değerlendirmede, mahkemece bozma kararına karşı direnilmiş olup, 6352 sayılı Kanun'un 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca Dairemizin öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla; geçici işçilikte geçen sürenin sürekli işçi kadrosuna geçildikten sonraki dönemdeki kademe ve dereceye esas alınmaması anılan protokole uygun olduğundan bahisle mahkemenin önceki kararı Dairemiz tarafından bozulmuş olmakla birlikte; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 11.11.2015 tarihli 2015/7-1115 esas ve 2015/2541 karar sayılı kararında geçici işçilikte geçen sürelerin daimi kadroya geçişte kademe ve derece intibakında dikkate alınması gerektiği kabul edildiğinden uygulama birliği, hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ilkeleri uyarınca Dairemizin 29.01.2015 tarihli ve 2014/35399 esas, 2015/1465 karar sayılı bozma ilamının ortadan kaldırılmasına karar verildi.
Yukarıda açıklanan sebeple ise, davacı vekilinin temyizinde belirtilen husus bakımından maddi hataya dayanan Dairemizin 13.02.2017 tarihli ve 2017/287 esas, 2017/1920 karar sayılı kararının ORTADAN KALDIRILMASINA karar verildi. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, daha önce geçici işçi olarak çalışmaya başladığı işyerinde 2001 yılında daimi kadroya alındığında geçici işçilikte geçen sürelerinin kademe-derece intibakında dikkate alınmadığını ileri sürerek, geçici işçi olarak işe başladığı tarihten daimi kadroya geçtigi tarihe kadarki hizmet süresinin toplamına göre belirlenecek derece ve kademesine göre ücret intibakının yapılması gerektiğinin tespiti ile eksik ödenen ücret, yıpranma primi, akdi ikramiye ve ilave tediye alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizce yapılan incelemesinde; Hükümet ile Türk-İş Sendikası arasında imzalanan 26.10.2000 tarihli protokol uyarınca geçici işçilerin mevcut ücretleri üzerinden sürekli işçi kadrosuna geçirilecekleri açıkça ve özel olarak belirtildiğinden isteğin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma sonrasında yapılan yargılama sonunda, mahkemece bozma kararına karşı direnilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı ve davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davalı tarafın zamanaşımı defi gereğince yapılan hesaplamanın doğru olup olmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı tarafın ıslah beyanına karşı davalı tarafın zamanaşımı defi ileri sürmesi nedeni ile mahkemece bilirkişiden ek rapor alınması yoluna gidilmiştir. Hükme esas alınan 22.07.2014 havale tarihli ek bilirkişi raporunda, zamanaşımı defi bakımından yapılan değerlendirmede, ıslah tarihi olan 11.02.2014 tarihinden itibaren geriye doğru beş yıl gidilerek zamanaşımına uğramamış alacaklar tespit edilmiş, ancak 19.04.2013 tarihli dava dilekçesi içeriğindeki miktarların ayrıca hesaplamaya katılması yoluyla zamanaşımına uğramamış ve hüküm altına alınması gereken toplam miktarın tespit edilmediği anlaşılmaktadır. Buna göre, hatalı değerlendirme ile alacakların eksik olarak hüküm altına alınmış olması bozma sebebidir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 08.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy