MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirkette otobüs şoförü olarak çalıştığını, iş sözleşmesine işvereni tarafından haksız olarak son verildiğini belirterek ihbar ve kıdem tazminatlarının ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının mazeret bildirmeksizin işe devamsızlık yaptığını, bu durumun tutanak altına alındığını, işçinin devamsızlıkla ilgili herhangi bir açıklamada bulunmadığını, 12.02.2010 tarihinde iş sözleşmesinin yapmış olduğu bu devamsızlıklar sebebiyle haklı olarak feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iş sözleşmesinin tazminat gerektirmeyecek şekilde son bulduğunu ispat yükünün işverenin üzerinde olduğu, bu yükümlülüğün davalı tarafından yerine getirilemediği gerekçesiyle söz konusu alacaklar hüküm altına alınmıştır.
Hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce Mahkemece seri halde açılan tüm dosyalardaki devamsızlık tutanakları ve fesih yazıları getirtilmeli, her dosyanın davacısı ayrı ayrı isticvap edilerek, iş sözleşmesinin ne şekilde son bulduğu, ayrıca işverenin tutmuş olduğu bu tutanaklara karşı diyecekleri net olarak belirlenmeli, ardından hakimin olayı re'sen aydınlatma yükümlülüğü çerçevesinde, devamsızlık tutanaklarında imzası bulunan kişiler tanık olarak dinlenerek feshin ne şekilde gerçekleştiği, buna bağlı olarak da işçinin ihbar ve kıdem tazminatını hak edip etmediği somut bir biçimde belirlenmeli diye karar bozulmuştur.
Mahkemece, taraf vekillerine delillerini bildirmeleri için süre verilmesine rağmen davalı tarafça herhangi bir delil listesi sunulmadığı gibi, devamsızlığa ilişkin de tutanak ibraz edilmediği, dinlenen tanığın davacının devamsızlığına ilişkin herhangi bir beyanda bulunmadığı, her ne kadar tanıkların celp edilmesi gerektiği yönünde bozma kararı verilmişse de, bu kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 25. maddesinde öngörülen “taraflarca getirilme ilkesi”ne aykırı düşeceği, anılan hükme göre kanunla belirtilen durumlar dışında hâkimin, kendiliğinden delil toplayamayacağı, maddede dava malzemesinin ve delillerin gösterilmesi konusunda tarafların mutlak yetkisinin vurgulandığı, somut olayda feshin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığının tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri bir konu olduğu, bu sebeple hâkimin re’sen delil toplama yetkisinden söz edilemeyeceği, öte yandan, 6100 sayılı Kanun’un 31. maddesinde düzenlenen “hâkimin davayı aydınlatma ödevi”nin hâkimin maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlarla ilgili olabileceği, somut olayda belirsiz veya çelişkili bir husus bulunmadığı, dosyada mevcut maddi ve hukuki delillere göre davacının iş sözleşmesinin feshinin haklı sebebe dayandığının davalı işverence ispetlanmadığı gerekçesi ile direnme kararı verilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu'nun 05.04.2017 tarihli 2015/22-1732 esas ve 2017/623 karar sayılı kararında Mahkemece her iki taraf vekilinin hazır olduğu 06.12.2010 tarihli duruşmada taraf vekillerine delillerini ve tanıklarını yazılı olarak bildirmeleri için 10 günlük kesin süre verildiği, davacı vekilinin 18.12.2010 havale tarihli delil listesini sunduğu ve delillerini bildirdiği, davalı vekilinin ise 10.02.2011 havale tarihli delil listesinde davacı işçiye ait özlük dosyası ile tanık beyanlarına dayandığı, tanık olarak ... ve ...'ın isimlerini bildirdiği, sunulan özlük dosyası içinde ise izin formu ve bordroların bulunduğu, dinlenen davacı tanıklarının davacının işten çıkarıldığını duyduklarını beyan ettikleri, süresinde verilmeyen delil listesinde ismi yazılı olan ve duruşma günü hazır edildiği için dinlenen davalı tanığı ...'in ise davacının işten çıkartıldığını ancak sebebini bilmediğini belirttiği, bu durumda iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiği konusunda ispat külfeti altında bulunan davalının, iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde feshedildiğini ispat ettiğinden söz edilemeyeceği, bununla birlikte delil olarak dayanılmayan ve sunulmayan devamsızlık tutanaklarının Mahkemece sunulması sağlanarak, tutanaklar altında imzası bulunan çalışanların resen tanık olarak dinlenmesi, davacının isticvabı veya 6100 sayılı Kanun'un 31. maddesine göre bu hususta bilgisine başvurulması ya da beyanının alınmasının da mümkün olamayacağı, mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olup direnme kararının yerinde olduğu, ne var ki, kıdem ve ihbar tazminatlarının miktarına ilişkin temyiz incelemesi yapılmadığından dosyanın Özel Daireye gönderilmesi gerektiğine karar verildi.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 05.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy