MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin geçerli ve haklı sebebe dayanmaksızın işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının en disiplinsiz ve en genç operatörleri olduğunu, defalarca sözlü yazılı olarak uyarıldığını, buna rağmen işe başladığı günden bugüne kadar hiçbir değişiklik gözlenmediğini, davacının çalışırken şirketten hiçbir sözlü ya da yazılı talebi olmadığı halde iş mahkemesinde alacak davası açtığını, bu durumu işçi ve işveren arasında güveni sarsan, ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan bir davranış olduğunu, açılan bu davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini, işe geç gelme, trafik kurallarına uymama, amirlere karşı gelme, araca zarar verme gibi nedenlerle 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II/h gereği iş akdinin 31.12.2015 tarihi ile feshedildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı taraf vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının amirlerinin talimatlarını yerine getirmediğine ilişkin tutanak ve yazılı savunma içeriklerine göre, davacının bu türden tekrarlanan davranışlarının iş yerinde bir takım olumsuzluklara yol açtığı ve işyerindeki işleyişi olumsuz etkilediği, bu sebeple işverence yapılan feshin haklı sebebe olmasa bile geçerli sebebe dayandığını, davacının iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayandığı ve davanın reddi gerektiği sonucuna varılarak davalının istinaf talebinin esastan kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması rizikosundan kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı Kanun'un 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.
İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesih sebebi, işçinin kusurlu bir davranışını şart koşar.
Dosya içeriğine göre, davalı işveren tarafından davacının iş sözleşmesinin feshine gerekçe yapılan davranışları hakkındaki 20.07.2013, 06.08.2013, 14.11.2014, 16.08.2015 tarihli tutanakların hepsi de davacının kaza yaptığına ilişkin olup; her bir olayın ne şekilde gerçekleştiği, davacının kusuru bulunup bulunmadığı ortaya konulmamış, 24.11.2015 tarihli tutanak içeriğindeki iddialara ilişkin olayın ise hangi tarihte ne şekilde yaşandığı somut bir şekilde ifade edilmemiş, davacı hakkında soyut bir iddia niteliğinde kalmıştır. Davacının iş sözleşmesinin fesih tarihinin 31.12.2015 olduğu da gözönünde bulundurulduğunda, belirtilen olayların tarihleri, içerikleri ve davacının kusur durumunun ispatlanamamış olması gereğince işverene fesih hakkı verebilecek nitelikte olmadıkları açıktır. Fesih bildiriminde ifade edilen, davacının işverene karşı işçilik alacaklarının ödenmesi istemli dava açması ise hiçbir şekilde hakkın kötüye kullanılması olmayacağı gibi işverene fesih hakkı vermeyecektir. Hatta, fesih bildiriminde bu durumun ifade edilmesi, esasen işverenin feshinin hukuka aykırı olduğu izlenimini güçlendirecek bir durumdur. Buna göre, davalı işverence yapılan fesih hukuka aykırı olup İlk Derece Mahkemesinin işe iade kabulü doğru iken bu kararı ortadan kaldıran Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun kabulü ve davanın reddi yönündeki kararı hatalıdır.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararlarının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın KABULÜNE, davalı işveren tarafından gerçekleştirilen feshin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞİNE İADESİNE,
3-Davacının yasal süresi içerisinde işe başlamak için başvurmasına rağmen işverenin süresinde işe başlatmaması halinde ödemesi gereken tazminat miktarının işçinin dört aylık brüt ücretinin davalıdan tahsili GEREKTİĞİNİN TESPİTİNE,
4-Davacının işe iadesi için davalı işverene süresi içerisinde başvurması halinde hak kazanacağı, çalıştırılmadığı süre içinde ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsili GEREKTİĞİNİN TESPİTİNE,
5-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 2,20 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.980,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 137,05 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
9-Taraflarca yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.06.2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy