MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, “Davacının, davalı işyerinde 22.09.2002-28.06.2013 tarihleri arasında ustabaşı, plastik pres makinesi operatörü ve işyeri servis şoförü olarak çalıştığını, çalışma koşullarının düzeltilmesini, geçmişe dönük işçilik alacaklarının ödenmesini, Sosyal Güvenlik Kurumu’na gerçek ücretinin bildirilmesini talep etmesi üzerine iş akdinin davalı tarafça haksız olarak feshedildiğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ve ücretinin ödenmediğini, davanın belirsiz alacak davası olduğunu belirterek işçilik alacaklarını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının talepleri zamanaşımına uğradığından zamanaşımı itirazında bulunduklarını, hak ettiği kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti ve 7 günlük ücret alacağının banka hesabına ödendiğini iddia ile davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı, ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışıp çalışmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda; davacı taraf, hafta içi 5 gün 08:00-19:00, Cumartesi günleri 08:00-18:00 saatleri arasında çalışma yapıldığını, servis şoförü olarak çalışması nedeniyle 07:30’da işçileri evden aldığını, 19:30’a kadar evlerine bıraktığını, dini bayramlar dışında genel tatil ve ulusal bayramlarda çalıştığını, fazla çalışma ve genel tatil ücretlerinin ödenmediğini iddia etmiştir. Mahkemece, tanık beyanlarına göre haftanın 5 günü 08:00-19:00 saatleri arasında 1 saat ara dinlenmesinin düşülmesi ile Cumartesi günleri 08:00-18:00 saatleri arasında 1 saat ara dinlenmesinin düşülmesi ile toplam 59 saat çalışan davacının yasal çalışma süresi olan 45 saatin 14 saat üzerinde fazla çalışma yaptığı, davacının fazla çalışma ücretlerinin ödendiği ispatlanamadığından fazla çalışma ücreti alacağı bulunduğu, dini bayramlar dışında diğer ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, kabul edilerek zamanaşımına uğramayan tüm çalışma süresi için alacaklar hüküm altına alınmıştır. Davacı tanıklarının hesaplama döneminin tamamında davacı ile birlikte çalışmadığı, tanıkların bu döneme ilişkin görgüye dayalı bilgileri olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; tanıkların davacı ile birlikte çalıştıkları süreler ile bağlı kalınmak suretiyle davacının fazla çalışma ve ulusal bayram genel tatil alacağı konusunda bir değerlendirme yapılarak karar verilmelidir. Zira tanıklar ancak kendi çalışma dönemlerindeki çalışma şekli ile ilgili bilgi sahibi olabilirler ve tanıklıklarına ancak kendi çalışma dönemleri ile sınırlı olarak itibar edilebilir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacının asgari geçim indirimi alacağı bulunup bulunmadığı uyuşmazlık konusudur.
5615 sayılı Gelir Vergisi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun, “Ücretlilerde Vergi İndirimini” düzenleyen mükerrer 121. maddesi yürürlükten kaldırılmış, 32. maddesi ise yeniden düzenlenerek çalışanların elde ettikleri ücret gelirlerine uygulanmak üzere 01.01.2008 tarihinden itibaren Asgari Geçim İndirimi uygulaması yürürlüğe girmiştir.
Somut olayda, Mahkemece, sunulan ücret bordrolarında ücret ile birlikte asgari geçim indirimi tahakkuklarının da olduğu, tanıkların davacıya asgari ücretin üzerinde ücret ödendiğini, asgari ücrete tekabül eden miktarın bankaya bakiyesinin elden ödendiğini beyan ettikleri, davacının son olarak 1.710,00 TL brüt ücretle çalıştığı ve davacının ödenmemiş ücret alacağı bulunduğu yönünde bir iddiası olmadığı kabulü ile davacının asgari geçim indirimi alacağı talebinin reddine karar verilmiştir. Asgari geçim indirimi alacağı hakkında, davacının evli olup olmadığı, çocuğu olup olmadığı ve varsa kaç çocuğu olduğu araştırılarak belirlenecek asgari geçim indiriminin banka kayıtlarından, ücret bordrolarından ödenenip ödenmediği belirlenmeksizin yazılı gerekçe ile hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 15.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.