MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı Sağlık Bakanlığı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin haksız ve geçersiz nedenlerle feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Sağlık Bakanlığı (...) vekili cevap dilekçesinde; ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde veri kayıt işletmeni olarak çalışan davacının son çalıştığı yüklenici firmalardan diğer davalılara Veri Giriş ve Hasta Yönlendirme Personeli Kontrol Teşkilatı'nın 19.07.2016 tarih ve 3 nolu Toplantı Karar Tutanağı gönderilerek iş akdinin feshedilmesini talep etiiğini, açılan davanın reddi gerektiğini söylemiştir.
Davalı firmalar ... İnş. Ltd. Şti. ve ... Yemek Tem. Ltd. Şti. davaya cevap vermemişlerdir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, feshin geçerli olmadığı kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince; fesih işleminin geçerli veya haklı bir sebebe dayanmadığı, fesih işleminin geçersiz olduğu, davacının işe iadesinin gerektiği, yerel Mahkemenin kararının usul ve yasaya uygun bir karar olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Bölge Adliye Mahkemesi kararını davalı Sağlık Bakanlığı (...) vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık iş akdinin haklı veya geçerli sebeple feshedilip edilmediğine ilişkindir.
Fesih 20.07.2016 tarihinde yapılmış olup, dava da 09.08.2016 tarihinde açıldığından 1 aylık hak düşürücü süre geçirilmemiştir.
Somut olayda, dosya münderecatında yer alan kayıtlar arasında ... 13. Noterliğinin 21.07.2016 tarihli 10668 yevmiye numaralı ihtarnamesinde "idare ve kontrol teşkilatı yükleniciden çalıştırılmasında veya işyerinde bulunmasında engel durumu olduğunu tespit ettiği, uygunsuz davrandığı veya görevlerini yerine getirmekte yetersiz olduğu kanısında olduğu yada işyerinde çalıştırılmasında sakınca gördüğü her kademe ve nitelikteki personelin ve alt yüklenicilerin iş başında veya iş yerinden uzaklaştırılmasını talep etme hakkına sahiptir maddesi uyarınca ve Sağlık Bakanlığı ... ... ili Güney bölgesi Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği Sağlık Bilimleri Üniversitesi ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 19.07.2016 tarih ve 3 no'lu kararı gereği, 15 Temmuz 2016 günü gerçekleşen anayasal düzenini bozucu darbe girişimi ile ilgili olarak sosyal medyada devlet ve hükümet aleyhinde yazılı ve görsel paylaşımlar yaptığınız gerekçesiyle iş sözleşmeniz 20 Temmuz 2016 tarihinden itibaren bildirimsiz olarak feshedilmiştir." denilmek suretiyle davacının iş akdinin feshedildiği anlaşılmıştır.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II numaralı bendinde; ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkanının olduğu açıklanmıştır. Yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkanı tanımaktadır.
İş ilişkisinde işverenin işçisine karşı duyduğu şüphe aralarındaki güven ilişkisinin zedelenmesine yol açmaktadır. İşçinin bir suç işlediğinden veya sözleşmeye aykırı davranışta bulunduğundan şüphe ediliyor ve bu yüzden taraflar arasında iş ilişkisinin devamı için gerekli olan güvenin yıkılması veya ağır biçimde zedelenmesi nedeniyle iş sözleşmesini feshediyorsa şüphe feshinden söz edilmektedir. Şüphe, fesih anında mevcut belirli objektif vakıa ve emarelere dayanmalıdır.
Somut olayda, veri kayıt personeli olarak çalışan davacının iş sözleşmesi, 20.07.2016 günü anayasal düzeni bozucu darbe girişimi ile ilgili olarak sosyal medyada devlet ve hükümet aleyhine yazılı ve görsel paylaşımlar yapması nedeniyle Sağlık Bilimleri Üniversitesi ... Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından Hastane Yöneticisi, Baştabip Yardımcısı, İdari ve Mali İşler Müdür Yardımcıları ile Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü imzasıyla diğer davalı ...'ne gönderilen 19.07.2016 tarih ve 3 sayılı kararı gereği feshedildiği, sosyal medya paylaşımının dosyada belgelendiği dikkate alındığında, işverence işçinin PDY-Fetö ile bağlantısından şüphe edildiğinden, güvenin yıkılması veya ağır biçimde zedelenmesi nedeniyle işverenden katlanması beklenemeyecek bir şüpheden dolayı iş sözleşmesinin feshedildiği kanaatine varılmaktadır. Zira en azından artık iş ilişkisinin sürdürülmesinin davalı-işveren açısından önemli veya makul ölçüler içerisinde beklenemeyeceği, bu durumda 4857 sayılı Kanun'un 19. maddesi gerekçesi ve 158 sayılı İLO sözleşmesinin 7. maddesi uyarınca işverenden savunma almasının beklenemeyeceği ve işveren feshinin haklı nedene dayandığı kabul edilmelidir. Davacı vekili de, 16.12.2016 tarihli beyan dilekçesinde söz konusu paylaşımın ne devlet büyüklerine ne de herhangi birine karşı hakaret içermediğini ifade etmiş ise de, yukarıdaki tespitler doğrultusunda bu savunmaya katılmak mümkün olmamıştır.
Devlet tarafından yapılan uygulama paralelinde davacının iş sözleşmesinin davalı işverence sürdürülmesinin beklenemeyeceği ve işverence gerçekleştirilen feshin haklı neden oluşturduğu kanaatine varıldığından davanın reddi gerekirken, yerel mahkemece verilen kabul kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinin esastan red kararı hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi hükmü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 02,20 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafça yapılan 316,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.980,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, karardan bir örneğin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.06.2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.