MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı ... Belediye Başkanlığı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının iş akdinin işverence haklı nedene dayanılmaksızın feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı ... Belediye vekili, feshin geçerli nedene dayandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, Davalı Belediye Başkanlığı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, fesihte haklı nedene dayanan işverenin savunmasını ispatlayamadığından, işçinin işe iade talebinin kabul edilmesinin bu gerekçe ile dosya içeriğine uygun olduğuna ve istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davalı ... Belediye Başkanlığı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
İş sözleşmesinin kim tarafından feshedildiği ve feshin haklı veya geçerli nedene dayanıp dayanmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/2 maddesi uyarınca “feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir”. İşveren ispat yükünü yerine getirirken, öncelikle feshin biçimsel koşullarına uyduğunu, daha sonra, içerik yönünden fesih nedenlerinin geçerli (veya haklı) olduğunu kanıtlayacaktır. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması bu yöndedir.
İşçi fesihte sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı iddiasında bulunacaktır. İspat yükü ise işverendedir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia etmesi durumunda, bu iddiasını ispatla yükümlüdür (m. 20/f.2). İşçinin feshin başka bir sebebe dayandığını iddia etmesi ve bunu ispatlaması, işverenin geçerli fesihle ispat yükünü ortadan kaldırmaz.
Gerek işverenin geçerli sebebin varlığı gerekse işverenin gösterdiği sebep dışında bir sebeple dayandığı ileri sürülmesi durumunda bu vakıalar bir hukuki işlem olmadığından takdiri delillerle ispatı mümkündür.
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili davacının 15.04.2015 tarihinde Açık Öğretim sınavı için izin istediğinde işveren yetkilisi tarafından izin verilmediğini devamında ilçede bulunan tüm park ve bahçelerdeki ağaç ve bankları saymasının istendiğini, bu işi yapmasının imkansız olduğunu beyan etmesi üzerine işten kovulduğunu, 28.04.2015 tarihinden itibaren işyerine gidemediğini iddia etmiş, davalı vekili ise, iş sözleşmesinin işçinin izinsiz ve mazeretsiz devamsızlık yapması nedeniyle haklı sebebe dayanılarak feshedildiğini savunmuştur.
Dosya içerisinde, davalı tarafından yapılmış yazılı bir fesih bildirimi bulunmamaktadır.
Fesih konusunda dinlenen birlikte çalışan davacı tanığı ..., davacının millet parkındaki ağaç ve bankları sayması için kendisine görev verildiğini ve bu görevleri yapamayacağını söylediğini , bu nedenle de beş-altı gün işe gelmediğini beyan etmiştir.
Dosya kapsamında izah olunan mevcut delil durumuna göre, davacının işyerini terk ederek eylemli fesih gerçekleştirdiği anlaşılmakta olup, haklı nedenle de olsa iş akdini kendisi fesheden davacı işçinin işe iade davası açma hakkı bulunmamaktadır. Buna göre, açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi hükmü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçeler ile;
1-Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ilk derece mahkemesinin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 27,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 3,70 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 195,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Davalı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, karardan bir örneğin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
7-Taraflarca yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.07.2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy