MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı ... Kulübünün ... Hipodromu iş yerinde pist şefi olarak çalışmakta iken 02.04.2016 tarihinde geçerli bir neden bulunmadan iş akdine son verildiğini öne sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile işe iadenin mali sonuçlarının belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının, 10.09.2009 tarihinde kum pist bakım sorumlusu olarak ... Derneği At Yetiştiriciliği ve Yarışları İktisadi İşletmesine bağlı ... Hipodrom Müdürlüğü bünyesinde çalışmaya başladığını ve iş akdinin geçerli nedenle feshedildiği 02.04.2016 tarihine kadar iş yerinde çalışmalarını sürdürdüğünü, davacının çalışmalarından yeterli verim alınamadığını, verilen görevleri yerine getirme konusunda istenilen performansı gösteremediğini, bu sebeple Kulüp Yönetim Kurulunun kararı ile 02.04.2016 tarihi itibari ile yasal haklarının ödenerek iş akdinin feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, işyeri şahsi sicil dosyasının yapılan incelemesinde; kum pist bakım sorumluluğu işinin yükletildiği, kendisinin imzası ile pistler şefi olarak çalışmayı kabul ettiği, buna ilişkin görev ve yükümlülükleri okuyup imzaladığı, hakkında çeşitli nedenler ile disiplin soruşturmaları yapıldığı ve displin cezalarının uygulandığı,2014, 2015 ve 2016 yıllarında sık sık rapor aldığı, ayrıca davacı işçinin maaşı üzerinde ... 8. İcra Müdürlüğü, ... 8. İcra Müdürlüğü, ... 7. İcra Müdürlüğü gibi çeşitli İcra Müdürlükleri tarafından konulan maaş hacizleri bulunduğu, bu nedenler ile yapılan feshin geçerli nedene dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacı istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, hükümde kamu düzenine aykırılık da görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir.
Temyiz:
Bölge Adliye Mahkemesi kararını davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu'nun 19.maddesinin birinci fıkrasına göre işveren fesih bildirimini yazılı yapmak ve fesih sebebini açık ve kesin bir şekilde belirtmek zorundadır. Fesih bildirimi yazılı yapılmamışsa veya fesih sebebi açık ve kesin bir şekilde belirtilmemişse aynı Kanunu'nun 21.maddesi gereğince geçerli sebep gösterilmediği kabul edilir.
İş Kanunu'nun “İşverenin haklı nedenle derhal fesih hakkı” başlığını taşıyan 25.maddesinin son fıkrasına göre işverenin haklı nedene dayanarak iş sözleşmesini feshettiği durumda fesih bildiriminin yazılı yapılması koşulu aranmaz.
Somut olayda; 02.04.2016 tarihlı fesih bildirimi ile ''24.3.2016 tarihli Yönetim Kurulu kararı gereği '' iş akdine son verildiği ve haklarının ödeneceği davacıya bildirilmiştir. İşveren tarafından fesih sebebi açık ve kesin şekilde davacıya bildirilmemiştir. Fesih bildirimi içeriğinden bahsi geçen Yönetim Kurulu Kararının da bildirime ekli olmadığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davalı işverence yapılan fesih 4857 sayılı Yasa'nın 19. maddesinde aranan şartları taşımadığından şeklen geçersiz olup sırf bu nedenle davacının işe iade talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmektedir. Bu hususun İlk Derece ve İstinaf Mahkemelerince gözardı edilmesi doğru bulunmamıştır.
Feshin geçerli nedene dayandığı yönündeki kabulün gerekçesi incelendiğinde de varılan sonucun dosya kapsamı ile örtüşmediği sonucuna varılmaktadır. Davalı işveren cevap dilekçesinde davacının çalışmasından verim alınamamasına ve performans düşüklüğüne dayanmıştır. Ne var ki, davranış nedeniyle bildirimli yapılan fesihlerde 4857 sayılı Kanun'un 19. maddesinin 2. fıkrasına göre fesihten makul süre önce savunma alınmış olması geçerlilik şartı olmasına karşın dosyada davacının yöntemince savunmasının alındığını gösterir bir delil bulunmamaktadır. İlk Derece Mahkemesi gerekçesinde davacının maaşı üzerinde hacizler olduğundan söz edilmiş ise de, fesih bildiriminde sebep belirtmeyen işverenin cevap dilekçesinde dahi bu nedene dayanmadığı görülmektedir. Davacının eylemlerinin geçerli fesih nedeni olduğu kabul edilmiş ise de, davacının en son eylemi hakkında ''ücret kesme'' cezası uygulandığı bundan sonra hakkında yeni bir tutanak tutulduğuna yönelik dosyaya bir delil sunulmadığı, davacının her eylemi hakkında ceza uygulanmışken tekrar tüm eylemleri nedeniyle fesih yaptırımının uygulanmış olduğu ve bu durumun '' aynı eylem nedeniyle iki ceza verilemeyeceği ''kuralına aykırı olduğu anlaşılmaktadır. Belirtilen hususlar dikkate alındığında feshin esas yönünden de geçerli bir nedene dayandığının kabul edilemeyeceği açıktır.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi hükmü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve davacının 10.09.2009-02.04.2016 tarihleri arasında çalıştığı gözetilerek aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç:
Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının İŞE İADESİNE,
3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının işçinin beş aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,
5-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 2,20 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ne göre belirlenen 1.950,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 363,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, karardan bir örneğin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
9-Taraflarca yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine, 12.06.2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy