MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVATÜRÜ:ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, dava dilekçesi ve birleşen dava dilekçesi ile davacının 01.11.2011 tarihinden itibaren davalıya ait işyerinde en son ihracat müdürü olarak çalıştığını, başarı primi-teşvik primi ve yurtdışı yayın ikramiyesi alacaklarının ödenmediğini beyanla söz konusu alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının söz konusu alacaklara hak kazanmadığını ileri sürerek davanın ve birleşen davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kararın, (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 13.04.2015 tarih, 2015/5889 esas, 2015/6880 karar sayılı ilamı ile; “Bilirkişi hesaplama yaparken davacının 9.275,00 TL ücret aldığını kabul ederek alacakları bu miktar üzerinden hesaplamış prim ve yayın ikramiyesi alacaklarını SSK işçi ve işveren kesintileri, gelir ve damga vergisini düşmek suretiyle net miktar üzerinden hesaplamış ve Mahkemece bu miktarlar hüküm altına alınmıştır. Davacının dosya da bulunan ücret bordrolarında örneğin Mart ayında 26 gün karşılığı 11.791,09 TL ücret tahakkuku yapıldığı, bordro üst kısmında ücretin ise 9.275,00 TL olduğunun yazıldığı, daha açık bir deyişle hesaplamalarda kullanılan ücret ile bordro üst kısmında yazan ücretin farklı olduğu görülmüştür. Gelir vergisi diliminden kaynaklı hesaplama farklılığı olabileceğinden davacının ücretinin anılan bordrolar muhasebe tekniğinden anlayan bilirkişiye tevdi edilerek davacı ücretinin net mi yoksa brüt mü 9.275,00 TL olduğu belirlenerek alacakların buna göre hesaplanması gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.” gerekçesiyle bozulması üzerine, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasında davacının bordroda yazılı ücretinin net mi yoksa brüt mü olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta davacı, davalıya ait işyerinde son olarak ihracat müdürü olarak çalıştığını, kendisine son net ücreti üzerinden ödenmesi gereken prim ve ikramiye alacaklarının ödenmediğini ileri sürmüş, davalı taraf ise davacının bu ödemelere ilişkin koşulları taşımadığını ileri sürmüştür. Mahkemece yapılan yargılana neticesinde, davacının gerek 16.729,14 TL net prim/temettü alacağı, gerekse 6.639,97 TL net yurtdışı yayın ikramiyesi alacağı yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olup, söz konusu karar, davacının bordroda yazılı ücretinin net mi yoksa brüt mü olduğunun muhasebe alanında uzman bilirkişi marifetiyle belirlenmesi gerektiği noktasında bozulmuştur.Mahkemece bozma doğrultusunda, dosya muhasebeci bilirkişiye tevdi edilmiş, bozma sonrası düzenlenen bilirkişi raporu, bozma kapsamına uygun bulunarak davanın kabulü, birleşen davanın kısmen kabulü ile, 23.693,11 TL net prim/temettü alacağı, 9.355,65 TL net yurtdışı yayın ikramiyesi alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Ne var ki, bozma kararının kapsamı, bordroda yazılı 9.275,00 TL ücretin davacının net ücreti mi yoksa brüt ücreti mi olduğunun tespiti ile sınırlı olmasına rağmen; bilirkişi tarafından hazırlanan 16.11.2016 tarihli 2. ek raporda bu miktar aşılmak suretiyle, davacının Aralık 2010 tarihindeki net ücreti 8.955,81 TL, Mart 2011 tarihindeki net ücreti de 9.355,65 TL kabul edilerek hesaplama yapıldığı ve mahkemece bu rapora itibar edilerek karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı vekili, bozma öncesi temyiz dilekçesinde 2010 ve 2011 yıllarına ait net ücretlerinin 9.275,00 TL ve 8.363,00 TL olduğunu beyan ettiğine göre, sonuç itibariyle bu miktarların net ücret olduğu kabul edilerek hesaplama yapılması gerekirken, talep aşılmak suretiyle hesaplama yapılması hatalı olmuştur. Mahkemece bozma kararına aykırı olarak ve talep aşılmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 07.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy