MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş akdinin 31.07.2013 tarihinde davalı işveren tarafından haklı sebep bildirilmeden feshedildiğini iddia ederek bakiye kıdem ve ihbar tazminatı alacağını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan ilk yargılamada davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi'nin 24.10.2016 tarihli, 2016/34870 esas, 2016/17428 karar sayılı bozma ilamı ile, mahkemece usulüne uygun tebligat yapılmadan ve taraf teşkili sağlanmadan hukuki dinlenme hakkı ihlal edilecek şekilde yargılamaya devam edilip karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılamada dava konusu alacakların ödendiği ve davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece verilen ilk kararda davacının kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin alacak talebi hüküm altına alınmış olup, davalı temyizinde yargılama aşamasında ve icra dosyasında usulüne uygun tebligat yapılmadığından ödeme emrinin kesinleştiğini ve hüküm altına alınan alacakları ve yargılama giderlerini icra tehdidi altında ödemek zorunda olduğunu belirtilmiştir. Dairemizce yapılan incelemede davalıya yapılan tebligatın usulüne uygun yapılmadığı ve taraf teşkil sağlanmadığından hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma sonrasında bozmaya uyularak taraf teşkili sağlanmış ancak alacağın ödenmesiyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dava konusu işçilik alacaklarının karşı taraftan tahsil edilebilmesi için kesinleşmesi zorunluluğu yoktur. Bu halde, hükmün kesinleşmesi beklenilmeden, icra takibi yapılması mümkündür. İcra takibi tehdidi altında kalan yükümlünün, hükmün kesinleşmesinden önce Mahkemece hükmedilen miktarı ödemiş olması, aksi taraflarca açıkça kararlaştırılmadığı sürece dava konusu uyuşmazlığı sona erdirmez. Dolayısıyla mahkemenin icra tehdidi altında yapılan ödemeleri rızai bir ödeme olarak değerlendirilmeden icra takibi yokmuş gibi alacakları hüküm altına alması gerekir. Yapılan ödemeler icra dosyasında değerlendirilir.
Tarafların beyanlarına göre, eldeki dava konusu alacağın icra takibi yolu ile tahsil edildiği anlaşılmış olup, işverenin icra takibi tehdidi altında ödemede bulunduğu sabittir. Söz konusu ödemenin, uyuşmazlığı sona erdireceğine dair taraflarca yapılan bir anlaşma da yoktur.
Somut olayda, davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacağına hak kazandığı dosya kapsamından anlaşılmaktaysa da açıklanan sebeplerle yapılan ödeme, kabul mahiyetinde olmayıp uyuşmazlığı sona erdirmemektedir. Bu nedenle mahkemece karar verilmesine yer olmadığı kararı hatalı olup, talep edilen alacakların mükerrer tahsiline neden olmamak kaydıyla hüküm altına alınması gerekmektedir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy