MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı işçi, iş sözleşmesinin haklı ve geçerli bir sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işveren iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, feshin geçerli sebebe dayanmadığı gerekçesi ile feshin geçersizliğine ve davacı işçinin işe iadesine, işe başlatma tazminatının dört aylık ücret tutarı olarak ve çalıştırılmadığı süre için en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, gerekçeli kararın istinaf yoluna başvuran davalı vekiline 13.02.2017 tarihinde tebliğ edildiği; istinaf başvurusunun ise 22.02.2017 tarihinde gerçekleştiği ve sekiz günlük günlük istinaf başvuru süresi geçirildikten sonra kanun yoluna başvurulduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun süre yönünden usulden reddine karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının istinaf başvurusunun süresinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
5521 Sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 8/2. maddesi gereğince istinaf yoluna başvurma süresi, karar yüze karşı verilmişse nihaî kararın taraflara tefhimi, yokluklarında verilmiş ise tebliği tarihinden itibaren sekiz gündür.
Yukarıda yazılı kanun hükmü kapsamında, mahkemece duruşmada tefhim edilen hüküm gerekçe taşımayıp sadece hüküm sonucunu (kısa kararı) içeriyorsa gerekçeli kararın her halükarda davanın taraflarına (taraflar kendilerini vekille temsil ettiriyorlar ise vekillerine) tebliğ edilmesi gerekmektedir. Bir başka anlatımla, sadece hüküm sonucunun (kısa kararın) tefhim edildiği durumlarda, taraflar (ya da vekilleri) duruşmada hazır olsalar dahi gerekçeli kararın taraflara veya vekillerine tebliğ edilmesi gerekir.
Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince 11.01.2017 tarihinde hükmün sonuç kısmı açıklanmış olup, hüküm gerekçe içermediğinden istinaf yoluna başvuru süresi gerekçeli kararın taraflara tebliği ile başlar. İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararının davalı vekiline 15.02.2017 tarihinde tebliğ edildiği ve buna göre davalı vekilinin 22.02.2017 tarihli istinaf başvurusunun süresinde olduğu açıktır. Bu durumda; bölge adliye mahkemesinin karara karşı süresinde istinaf yoluna başvurulmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine ilişkin kararı isabetli olmamıştır. Belirtilen sebeple; işin esasına girilerek davalı vekilinin istinaf sebepleri incelenmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.06.2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy