MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen karar, süresi içinde duruşmalı olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, Dairemizin 19.04.2016 tarihli bozma ilamında, iş sözleşmesi hükmüne göre yıllık ikiyüzyetmiş saatle sınırlı olmak üzere fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğunun esas alınarak hesaplama yapılması gerektiği açıklanarak karar bozulmuştur. Sair yönler ise bozma kapsamı dışında kalmıştır.
Bozma ilamından önce hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının haftalık onbeş saat fazla çalışma yaptığı kabul edilmiştir. Haftalık onbeş saat fazla çalışma yapıldığına ilişkin kabul, Dairemizin 19.04.2016 tarihli bozma ilamında, bozma sebebi yapılmamıştır. Bu halde, bozmadan sonraki hükme esas alınan bilirkişi raporunda, haftalık onyedibuçuk saat fazla çalışma yapıldığının kabul edilmesi usulü kazanılmış hak ilkesine aykırı olup, hatalıdır. Ne var ki, bozmadan sonraki hükme esas alınan bilirkişi raporunda, yıllık ikiyüzyetmiş saatlik fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğunun nazara alınması noktasında da hesap hataları yapıldığı; neticeten varılan sonucun ise kararı temyiz etmeyen davacı aleyhine olduğu görülmektedir. Şöyle ki; aylık ücrete dahil olan yıllık 270 saat fazla çalışmanın, 52 haftaya bölünmesi neticesinde, ulaşılması gereken sonuç 5,19 saattir. Anılan bilirkişi raporunda ise, 270 saatin 52 haftaya bölünmesi işleminde hatalı şekilde 9,81 saat sonucuna ulaşılmıştır. Davacının bozma ilamından önce kabul edildiği üzere haftalık 15 saat fazla çalışma yaptığı esas alınırsa, haftalık 15 saatten 5,19 saat çıkartıldığında 9,81 saat sonucu bulunmaktadır. Bozmadan sonra itibar edilen raporda ise, haftalık 17,5 saatten 9,81 saat çıkartılarak, 7,69 saat sonucu bulunmuş ve haftalık 7,69 saat üzerinden fazla çalışma ücreti hesabı yapılmıştır. Dolayısıyla, her ne kadar haftalık onyedibuçuk saat fazla çalışma yapıldığının esas alınması davalı aleyhine olacak şekilde hatalı ise de, yukarıda yazılı sebepten bu hatanın temyiz edenin sıfatına göre sonuca etkisinin kalmadığı anlaşılmakta olup, davalının temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün bu ilave gerekçeyle onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda belirtilen ilave gerekçe ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 20.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.