MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ: İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin 19.02.1999 tarihinden bu yana davalıya ait işyerinde elektrik teknikeri olarak çalışmakta iken, iş sözleşmesinin “işyerinde fiber optik (F/O) yeraltı kablo çekim kontrolü olarak uygunsuz talimat vermek suretiyle yatırıma zarar verdiği” gerekçesi ile işveren tarafından feshedildiğini, feshin haklı veya geçerli bir sebebe dayanmadığını ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini talep etmiştir.
Davalı Savunmasının Özeti:
Davalı vekili, davacının kontrolörlüğünde yapılan ... Organize Sanayi Bölgesi yeraltı kablosu çekilmesi işinde, davacının mevcut fiber optik kablo yatırımına yetki sınırlarını aşarak ve uygun olmayan şekilde talimat vererek zarar verdiğini, yapılan soruşturma neticesinde iş sözleşmesinin haklı nedenle feshine karar verildiğini ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve dinlenen tanıkların beyanları uyarınca, meydana gelen zararın davacının görevi ile ilgisinin bulunmadığı, zarar ile eylem arasında illiyet bağının olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
Davalı vekili, istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 hükmü uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
Gerekçe:
İş sözleşmesinin, işçinin işverenin malına zarar vermesi sebebiyle, haklı nedenle feshedilip feshedilmediği noktasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II-(ı) bendinde, işçinin, işverenin malı olan veya eli altında bulunan makine, tesisat, başka eşya ya da maddelere otuz günlük ücreti tutarını aşacak şekilde zarar vermesi halinde işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu hususu düzenlenmiştir.
İşçinin kusursuz olduğunun ortaya çıkması halinde işverenin haklı fesih imkanı olmadığı gibi, işçinin kusuru belli bir yüzde ya da belli bir oran olarak saptanmışsa; zararın miktarı bu kusur nispetinde azaltıldıktan sonra, sonuç olarak zararın işçinin otuz günlük ücretini aşıp aşmadığına bakılmalıdır. Zararın işçinin kasıtlı davranışından ya da taksirli eyleminden kaynaklanmasının herhangi farkı bulunmamaktadır. İşçinin kusuru ve zararı, ayrı ayrı uzman kişilerce belirlenmelidir.
Bu noktada zarar tutarı ile karşılaştırılacak olan işçinin otuz günlük ücretinin brüt ya da net ücret olduğu noktasında 4857 sayılı Kanun'da herhangi bir açıklık olmasa da, bu durumda işçi lehine yorum ilkesi uyarınca brüt ücretin esas alınması gerekir. Otuz gün, bir aydan farklı bir kavramdır. İşçiye aylık olarak ödenen ücret yerine, günlük yevmiyesinin otuz katı tutarı dikkate alınmalıdır. Maddede sözü edilen ücret dar anlamda ücrettir. İkramiye, prim, fazla çalışma ücreti ve benzeri ödemeler bu maddede yer alan otuz günlük ücret içerisinde değerlendirilmemelidir. Ancak ücretin garanti ücret üzerine yapılan işe göre ilave ücret veya satış pirimi olarak belirlendiği hallerde gerçek ücreti bu ödemeler toplamı olarak değerlendirilmesi yerinde olur.
İşçinin hangi tarihteki ücretinin dikkate alınması gerektiği de ayrı bir sorunu oluşturabilir. Gerçekten zararın ortaya çıktığı tarih ile fesih tarihi arasında ücret değişmiş olabilir. Hatta zararın oluşumuna sebep olan olay tarihi ile zararın belirlendiği tarih bile farklı olabilir. Bu durumda, fesih hakkının kullanıldığı tarihte işçinin almakta olduğu ücret esas alınarak bir değerlendirme yapılmalıdır.
Somut olayda, davacı iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürmüş, davalı işveren ise davacının kontrolörlüğünde yapılan ... Organize Sanayi Bölgesi yeraltı kablosu çekilmesi işinde, davacının mevcut fiber optik kablo yatırımına yetki sınırlarını aşarak ve uygun olmayan şekilde talimat vererek zarar verdiğini, davacının otuz günlük ücretini aşan zarar meydana geldiğini ve iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince tanık beyanlarına göre davacının elektrik teknikeri olarak kontrol ekibinde yer aldığı, elektrik ve fiber optik kabloların geçtiği muhafaza borularının döşenmesi işinin inşaat, ancak kontrolünün elektrik birimine ait olduğu; davacının yanlış fiber optik ve kablo döşeme işinde sorumluluğu zarar ile eylem arasında illiyet bağının olmadığı, görev tanımında da yer almadığı, ayrıca davacının şefine sadece kınama cezası verilmesinin eşit işlem borcuna aykırılık oluşturduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; öncelikle eksik inceleme ve araştırma ile, dava dışı şef ile davacının durumlarının eşit kabul edilmesi isabetli olmamıştır. Kaldı ki; eşit işlem borcuna aykırılık haklı sebebi ortadan kaldırarak feshi haksız kılar ise de; geçerli sebebi ortadan kaldırmaz. Bunun dışında, İlk Derece Mahkemesi tarafından sadece davacının görev tanımı ve dinlenen tanıkların beyanlarına göre davanın kabulüne karar verildiği; feshe konu eylemin özel uzmanlık gerektiren teknik bir incelemeyi gerektirdiği hususunun göz önüne alınmadığı, bu çerçevede Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Davacının görev tanımı, işyeri organizasyon şeması ve tüm dosya kapsamı ile birlikte, konusunda uzman bilirkişi marifetiyle gerekirse yerinde inceleme yapılmak suretiyle, meydana gelen olayda davacının ve diğer çalışanların kusurunun bulunup bulunmadığı, tarafların kusur oranı ile zarar miktarının belirlenmesi, zararın davacının otuz günlük ücreti ile giderilip giderilemeyeceği konusunda bilirkişi incelemesi yapılarak, feshin haklı veya geçerli sebebe dayanıp dayanmadığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespiti ile ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.07.2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.