MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, 6111 sayılı Kanun gereğince davalı kuruma 2011 yılında işçi olarak nakledildiğini, davalı işyerinde ambulans şoförü olarak çalıştığını, toplu iş sözleşmesine taraf sendikaya üyeliğinin işverene bildirilmesine rağmen işyerinde yürürlükte olan toplu iş sözleşmesinde öngörülen alacak ve ücretlerin kendisine ödenmediğini beyanla toplu iş sözleşmesi farkı ücret alacağı, ikramiye ve ilave tediye alacağı, hizmet zammı ücret alacağı, sosyal yardım ücreti, yol parası ücreti, yemek parası ücreti, meslek tazminatı alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunmuş, davacıya toplu iş sözleşmesi hükümleri gereği iyileştirme ve ücret zamları uygulandıktan sonra oluşan farkların ödendiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, alınan bilirkişi raporuna göre yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı ... Bakanlığı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı ... Bakanlığının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Maddi olay tarihinde yürürlükte bulunan mülga 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu'nun 9. maddesine göre “Toplu iş sözleşmesinden taraf işçi sendikasının üyeleri yararlanırlar. Toplu iş sözleşmesinin imzalanması tarihinde taraf sendikaya üye olanlar yürürlük tarihinden, imza tarihinden sonra üye olanlar ise üyeliklerinin taraf işçi sendikasınca işverene bildirildiği tarihten itibaren yararlanırlar. Toplu iş sözleşmesinin imzası sırasında taraf işçi sendikasına üye bulunmayanlar, sonradan işyerine girip de üye olmayanlar veya imza tarihinde taraf işçi sendikasına üye bulunup da ayrılanlar veya çıkarılanların toplu iş sözleşmesinden yararlanabilmeleri, toplu iş sözleşmesinin tarafı işçi sendikasına dayanışma aidatı ödemelerine bağlıdır. Bu hususta işçi sendikasının muvafakatı aranmaz. Dayanışma aidatı ödemek suretiyle toplu iş sözleşmesinden yararlanma talep tarihinden geçerlidir.”
Somut olayda, Mahkemece karara esas alınan ek bilirkişi raporunda, davacının alması gereken ücretin, davacının sendika üyeliğinin davalı işverene bildirilmesinden önceki döneme ilişkin olan ve 01.01.2011-31.12.2012 dönemi Toplu İş Sözleşmesinin 17/B maddesinde düzenlenen 2011 yılı birinci altı ay zammı uygulanarak tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular karşısında, davacının alması gereken ücret, sendika üyeliğinin davalı işverene bildirilmesinden önceki döneme ilişkin olan 2011 yılı birinci altı ay zammı uygulanmaksızın tespit edilerek davaya konu alacaklar hesaplanması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacının işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesine taraf sendikaya üyeliğinin davalı işverene bildirildiği tarih dikkate alınmaksızın dava konusu alacakların 16.11.2011 tarihinden itibaren hesaplanması isabetli olmamıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, 23.02.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy