MAHKEMESİ : Bölge Adliye Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, işe girdiği tarihten itibaren davalı banka çalışanı olarak adliye teşkilatı, noter, vergi dairesi gibi resmi kurumlarda evrak takip işlemlerini yaptığını, işe bankanın aldığını ve işten çıkarma yetkisinin bankada olduğunu, emir ve talimatları bankadan aldığını, alacak davası açmasından sonra herhangi bir sebep gösterilmeden, görülen lüzum üzerine işten çıkartıldığını belirterek işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının diğer davalı şirketin işçisi olduğunu belirterek husumet yönünden davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı şirket davanın reddini talep etmiştir.
Yerel Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin görülen lüzum üzerine, haklı ve geçerli sebep bildirilmeden feshedildiği, davacının şirket tarafından işe alındığı, işten çıkartıldığı ve ücretlerinin ödendiği, şirket çalışanı olduğu belirtilerek şirket bünyesinde işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretinden davalıların müştereken sorumlu tutulmalarına karar verilmiştir.
Davalıların süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurusu üzerine,... Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi tarafından yapılan incelemede, davalılar arasında takip memurluğu işlerinin hizmet alımı kapsamında yaptırılmasına dair hukuki ilişki olduğu, davacının karara karşı istinaf yoluna başvurmamasına göre davalıların İş Kanunu'nun 2. maddesi uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasında bir hata bulunmadığı, davalı yüklenicinin muvazaa iddiasının kişinin kendi yaptığı muvazaaya dayanması anlamına geldiği ve bu durum hakkın kötüye kullanımı olup davalı şirketin bu durumdan bir hak elde etmesinin hukuk düzenince kabul görmeyeceği açıklanmıştır. Ancak yerel mahkemece, gerekçe kısmında işe başlatmama tazminatının 4 aylık ücret tutarında belirlendiğinin açıklanmasından sonra, hükümde 5 aylık ücret tutarında belirlenerek hüküm ile gerekçe arasında çelişki oluşturulmasının hatalı olduğu belirtilerek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1b.2 maddesi uyarınca gerekçe düzeltilerek hüküm kurulmuştur.
Karar, süresi içerisinde davalılar vekilerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Harç konusu kamu düzenine ilişkin olup, yargı mercilerince res'en dikkate alınır ve yargı harcından muafiyet 492 sayılı Harçlar Kanunu ile kurum veya kuruluşlarla ilgili yasal mevzuata göre, istisnai olarak belirlenir.
Davalı ... Bankası TAO aleyhine açılan davalar yönünden harçtan muaf olmamasına rağmen, gerek İlk Derece Mahkemesi, gerekse Bölge Adliye Mahkemesince harçtan muaf olduğu belirtilerek hüküm kurulması hatalıdır. Ne varki açıklanan husus bozma sebebi ise de, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından, kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Hüküm fıkrasında yer alan 2-f ve 3 nolu bentlerin çıkartılmasına, yerlerine
"2-f) Davacı tarafından yatırılan 58,40 TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-İstinaf karar harcı bakımından alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına” cümlelerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, 13.09.2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy