MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalı işyerinde şoför olarak çalışırken emeklilik nedeniyle işten ayrılarak kıdem tazminatı talep ettiğini, davalının ise karşı ihtarname ile davacının 02.07.2013 tarihli dilekçesi ile istifa ettiğini iddia ederek davacıya kıdem tazminatı ödemediğini bildirdiğini, söz konusu istifa dilekçesinin baskı altında ve tarihsiz olarak alınıp bir geçerliliği olmadığından bahisle kıdem tazminatı alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı, davacının emeklilik nedeniyle işten ayrıldığını ancak 02.07.2013 tarihli istifa dilekçesi sebebi ile davalı şirketin kıdem tazminatı ödemediği, davacının iddialarının yersiz olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dosyaya sunulan istifa dilekçesinde davacının kendi el yazısı ile yazdığı dilekçenin başka bir nedenle verildiği yönünde ibare ve anlam olmadığı, davacının serbest iradesi ile istifa ettiği anlaşıldığı gerekçesiyle verilen karar davacının temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi'nin 25.11.2015 tarihli ve 2014/22442 esas, 2015/23338 karar sayılı kararı ile bozulmuştur. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda karar verilmiş olmasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık bozmadan sonra ıslah yapılıp yapılmayacağı konusundadır.
Gerek mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 84. maddesinde gerekse 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 177. maddesinde ıslahın ancak tahkikat tamamlanıncaya kadar yapılabileceği hükme bağlanmıştır.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1948 tarih ve 1944/10 esas, 1948/3 karar sayılı kararı uyarınca bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 13.05.2016 tarih ve 2015/1 esas ve 2016/1 karar sayılı ilamında da bozma sonrası ıslahın mümkün olmadığı kesin bir şekilde belirtilmiştir.
Dosya içeriğine göre, 25.11.2015 tarihli ve 2014/22442 esas, 2015/23338 karar sayılı bozma ilamına uyulmasından sonra alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, 14.12.2016 harç tarihli ıslah dilekçesi ile talep konusu alacakların miktarı artırılmıştır. Mahkemece ıslah doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak yukarıda açıklanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararları gereğince bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün olmadığından ıslah yapılmamış kabul edilerek yargılamaya devam edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.06.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy