MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir.
Davalı işveren davacının iş sözleşmesinin geçerli sebeple ve feshin son çare olma ilkesine uygun olarak feshedildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine yönelik verilen karar; Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 26.11.2015 tarih 2015/27368 esas ve 2015/23382 karar sayılı ilamı ile araştırmaya yönelik olarak bozulmuş olup, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda güvenlik görevlisi ...'ın şirketin başka birimde çalışma yönünde başvuruda bulunması ve iş akdi feshedilmeksizin başka bir birimde çalışmaya devam ettiğinin tespit edilmesi nedeniyle, işverenin öncelikle mevcut çalışanlarını istihdam yönünde gayret sarfetmesi, bu kapsamda gerekli eğitim faaliyetlerini sürdürmesi, eğitim çalışmalarının sonuç vermemesi halinde fesih yolunu düşünmesi gerektiği, ancak somut olayda feshin son çare olması ilkesine uymadığı gerekçesiyle davacının işe iadesine karar verilmiştir.
Hüküm, kanuni süresi içinde, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında iş akdinin geçerli nedenle sona erdirilip erdirilmediği uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
Davalının asıl işinin bankacılık faaliyeti olduğu, güvenlik hizmetinin yardımcı iş niteliğinde olduğu, güvenlik hizmetinin dışarıdan ihale yoluyla alınması yönündeki işletmesel karar uyarınca işgücü fazlalığının ortaya çıktığı, nitekim davalı tarafından sunulan belgeler ve dosyada aldırılan bilirkişi raporu değerlendirildiğinde işletmesel kararın tutarlı olarak uygulandığı, davacının yaptığı iş ve eğitim durumu dikkate alındığında değerlendirilebileceği başka bir kadronun olmadığı, güvenlik görevlisi olarak çalışan işçilerin iş sözleşmelerinin işletmesel karar sebebiyle feshedildiği, güvenlik görevlisi ...'ın ise davalı şirkete başka bir birimde çalışma yönünde başvuruda bulunmak suretiyle seçim sürecine dahil olduğu, davalı işverence feshe son çare olarak başvurulduğu görülmektedir. Nitekim Yargıtay tarafından aynı nitelikteki davalarda feshin geçerli sebebe dayalı olduğu ve son çare olarak başvurulduğu kabul edilmiştir (Örneğin, Yargıtay 22. Hukuk Dairesi, 2014/32534-34739 sayılı karar, aynı şekilde Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 2014/31641-36121 sayılı karar). Bu itibarla davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen sebeplerle;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 25,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 6,20 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 906,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 1.980,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-Artan delil ve gider avansının talep halinde ilgilisine iadesine,
7-Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine 13.09.2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verdildi.
Full & Egal Universal Law Academy